Gönderi

Puan vermedi·264 syf.··
2026 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 02:23
(SPOİLER) Ayfer Tunç’un Kapak Kızı romanı, tek bir hikâyeden çok, aynı kadına farklı açılardan bakan hayatların romanı. Okuma sürecimde kitap benim için tam anlamıyla sürükleyici değildi; yer yer durakladı, yer yer düşündürdü. Ayfer Tunç’tan ilk okuduğum Suzan Defter’e kıyasla dili ve akışı bana daha mesafeli geldi. Buna rağmen, karakter çözümlemeleri ve ele aldığı meseleler bakımından güçlü bir metin olduğunu düşünüyorum. Romanın merkezinde erotik bir derginin kapağında poz veren “ayın kızı” Şebnem var. Ancak Şebnem’i doğrudan anlatan bir hikâyeden çok, onun başkalarının hayatlarında açtığı çatlakları okuyoruz. Hikâye, karlı bir gecede trenin yolda kalmasıyla, tesadüfen bir araya gelen karakterlerin iç dünyalarına odaklanıyor. Şebnem, yokluk içinde büyümüş ama bu yokluğu boyun eğerek değil, meydan okuyarak karşılamış bir kadın. Cesur, umursamaz ve sınırları zorlayan bir yerde duruyor. Onun çıplak pozlar vermesi romanda yalnızca erotik bir unsur değil; aksine toplumun ahlak, kadın bedeni ve özgürlük algısına yöneltilmiş bir sorgulama gibi duruyor. Şebnem, diğer karakterlerin yapamadıklarını yapan, cesaret edemediklerini göze alan biri. Ersin, Şebnem’in gençlik yıllarındaki ilk aşkı. Aynı zamanda akrabası. Aralarında kimsenin bilmediği, hatta kendi içinde bile tamamlanamamış bir ilişki var. Fakat zamanla bu ilişki devam etmemiş. Ersin korkaklığından pişman. Şimdi ise banka müfettişi olarak tekdüze bir hayat sürüyor. Hayatından memnun değil ama onu değiştirmek için de geç kaldığını düşünüyor. Kitapta da denildiği gibi hayatımı devam ettiremeyecek kadar farklı değiştiremeyecek kadar geç kalmış hissediyor. Ersin karakteri, romanın “erteleyen”, “bekleyen” ve bu yüzden sıkışıp kalan yüzünü temsil ediyor. Şebnem’e duyduğu öfke de biraz buradan geliyor; onun cesareti, Ersin’in korkularını yüzüne vuruyor. Selda ise radyoda “Hayat ve Biz” adlı bir program yapan, Şebnemin uzaktan akrabası, bir zamanlar onunla tanışmış fakat şebnemin önemsiz bir telefonuyla hayatı altüst olmuş bir kadın. Başkalarının hikâyelerini radyoda konuşan ama kendi hayatında aşka ve kitaptakş tabirle yanmaya hiç cesaret edememiş birisi aynı zamanda . Hayatını belli sınırlar içinde tutmuş, risk almamış ve bunun bedelini içsel bir bunaltıyla ödemiş. Şebnem’e bakışı, Ersin’den farklı olarak daha anlayışlı. Onun yaptıklarını bir bayağılık değil, bir başkaldırı, öç alma olarak görüyor. Çünkü Selda, Şebnem’de kendi yaşayamadıklarını görüyor. Romanın bir diğer dikkat çekici karakteri Bünyamin. Trenin restoran vagonunda garsonluk yapan, karısı tarafından aldatıldığını düşünen bir adam. Şebnem’in fotoğrafında cinsel bir arzudan çok, anne sıcaklığı hissediyor. Göğsünde dinlenmek istemesi, onun hayatındaki eksik şefkati ve sevgiyi açığa çıkarıyor. Bu yönüyle Bünyamin karakteri, romandaki erkeklik algısına farklı bir yerden yaklaşıyor. Kapak Kızı, bir kadının bedeni üzerinden erkeklerin ve kadınların kendi korkularıyla, pişmanlıklarıyla ve cesaretsizlikleriyle yüzleşmesini anlatıyor. Roman zaman zaman ağır ilerlese de, özellikle karakterlerin Şebnem karşısındaki tutumları üzerinden güçlü sorular soruyor: Cesaret nedir? Geç kalmışlık ne zaman başlar? Toplumun ahlak yargıları kimin hayatını sınırlar? Benim için akıcılığı tartışmalı olsa da, Kapak Kızı okuru rahatsız eden, düşündüren ve karakterleriyle akılda kalan bir roman. Ayfer Tunç’un insan ruhunu didikleyen anlatımını sevenler için anlamlı bir okuma olabilir .
Kapak KızıAyfer Tunç · Can Yayınları · 202013,7bin okunma
·
54 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.