Bazen bir ay, bir ömre bedel hikaye sığdırır içine. Ocak ayı benim için tam olarak böyleydi. Masamda biriken bu kitap kulesi, aslında uykusuz gecelerin, altı çizili satırların ve kahve kokulu sabahların tanığı. Tezer Özlü ile yaşamın ucuna yolculuk ederken, Özdemir Asaf ile çiçek senfonilerine katıldım. 6426 sayfa sonra, ocağın başındaki halimden biraz daha farklı, biraz daha bol biriyim. Yaşasın edebiyat!