·296 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Şubat 2026 11:57 Bir macerayı geride bıraktım, hüzünlüyüm. Oysa ben bu zaman sığınaklarının koridorlarında sonsuza dek dolaşmak isterdim. Bu kitaba neden bu kadar geç rastladım ki diyorum kendi kendime. Ama öte yandan bu kitabı anlamlı kılan, içinde Annie Ernaux’lar Thomas Mann’lar, Marcel Proust’ların olduğu edebiyat heybemin ağırlığıydı. Zaman, hafıza, geçmişe yolculuk…Edebiyatta tutku ile sahiplendiğim temaların vücut bulmuş hali bu kitap, daha ne olsun.
Kahramanımız varlığından hiç emin olamadığımız arkadaşı Guistin ile geçmiş klinikleri kurmaya başlar. Sonra geçmişi düşünmek bir salgın halini alır bütün Avrupa’da ve geçmiş referandumları yapılmaya başlar. Yazar bir fener alır eline ve 1900lerin başından 2030’lara kadar ülkelerin onyıllarına ayrı ayrı ışık tutar. Bir zaman panaroması mı diyeyim bir kıta panaroması mı, adı her ne ise, her satırında içimizde o her an uyanmaya hazır geçmiş özlemini dürtükleyerek zihnimizin içindeki kendi zaman sığınağımıza bizi çekmeyi başarır.
Öncelikle bu bir nevi bir tarih kitabı. Yüz yılın en can alıcı olaylarına yer yer değiniyor yazar. 20. Yüzyıla şöyle bir göz atıyorsunuz.
Öte yandan muhteşem bir edebi gücü var eserin. Güçlü metaforlar, derin sözler, isabetli tespitler ve yer yer edebiyatın güçlü kalemlerine referans vermesi. Kelimenin tam anlamıyla bir edebiyat şöleni.
Hafıza…Annie Ernaux’ların, Marcel Proust’ların yarattığı zincire bir halka daha eklemiş yazarımız. Hem de bugünden, 21. Yüzyılın başından.
Çok sevdim.