Hiçbir kelimeye gerek duymadan yalnızlığı, korkuyu, özlemi, yabancılığı, ait olma isteğini, umudu…
Sadece görsellerle, sessizce anlamaya çalıştığınız bir kitap okudunuz mu?
Sevdiklerini, hatıralarını geride bırakıp başka topraklara göç etmek zorunda kalanların, hayatta kalmaya çalışanların hikâyesini yalnızca resimlerle “okudunuz” mu?
Bir eseri, sanki kendiniz yazıyormuşçasına; her bir görseline kendi sesinizi, kendi cümlenizi verdiğiniz oldu mu?
Avustralyalı, Oscar ödüllü yazar ve çizer Shaun Tan’ın dört yıllık çalışmasının sonucu olan bu eser, kelimeler olmadan okuruyla konuşuyor.
İsimsiz bir babanın, karısını ve kızını geride bırakarak uzaklara gitmesini; elindeki defter ve kalemle, dilini bilmediği insanlarla anlaşma çabasını anlatıyor.
Masalımsı görselleriyle içinize derin bir hüzün bırakırken, tüm bu yabancılığın içinde küçücük anlarda beliren umudu da hissettiriyor.
Bu kitaba uzun zamandır sahip olmayı çok istiyordum. Bulması zor oldu ama artık kitaplığımda
Eğer görsellere dalıp insan, aile, hayat, göçmenlik ve ait olma duygusu üzerine biraz düşünmek istersen, bu kitap sana göre.
Kitap tasarımı da ayrıca çok güzel. Eskitme havası verilmiş ve kuşe kâğıda basılmış.