Gönderi

İNCE-ELEDİM
Puan vermedi·454 syf.··
2026 1. kitabı
Hristiyanların dini konuları heykel, ilahi, kitap gibi eserlerine işlemeleri onlardan yeni malzemeler çıkarmaları hep hoşuma gitmiştir. Müslümanlarda dine saygı ve dinden çıkma korkusu dini konulara temkinli yaklaşmalarına hatta ulaşamayacağımız kadar yukarılara kaldırılmasına belki de hasıraltı edip gözden ırak olmasına neden olmuştur. İlk defa bu kadar cesurca dini motiflerin kurguyla işlendiğini görüyorum. Necip Mahfuz elini taşın altına koymuş ve belki de yapmaktan korkacağımız bir şeyi okumaktan gizlice zevk alacağımız bir eser ortaya çıkarmış. Okurken karakterlere ve olaylara tanıdık bir sıcaklık hissedecek, olayları çözdükçe devamını merak edeceksiniz. (Bundan sonrası SPOİLER) Gelelim içeriğe; Cebelavi çölün ortasına bir sarayı andıran konak yaptırır ve bahçesi yapay cennet gibidir. Havuzundan misk kokulu çiçeklerine, güzel hizmetçilerden binbir çeşit yemeklerine kadar her şey mevcuttur. Cebelavi konağın yönetimini beş oğlundan en küçüğü olan Edhem’e bırakır. Diğer kardeşler babalarının kararına saygı duyarlar ancak büyük çocuk İdris bu karara karşı gelir. Sebebi ise kendisinin en büyük olması ve Edhem’in annesinin zenci bir köle olmasıdır. Böylece Cebelavi İdrisi konaktan kovar ve çölde ilk sokağın kurulacağı yerde İdris ilk evi yapar. Aradan zaman geçip İdris Edhem’i kandırınca Cebelavi Edhem’i de konaktan kovar ve ilk sokağın sakinleri artmış olur. Edhem büyük bir pişmanlıkla babasından özürler dilese de çölde çalışmaya devam eder ancak İdris babasına isyanını devam ettirir. Edhem ve İdris’in çocukları olur. Edhem’in oğullarından biri İdris’in kızıyla sevdalıdır. Bunu istemeyen diğer kardeş bir tartışma esnasında kardeşini öldürür. Buraya kadar okuduklarınız tanıdık geldi mi size? Tahmin ettiğiniz gibi Hz. Adem’in hayatını uyarlamıştır aslında. Bundan sonraki bölümlerin içeriğine girmeyeceğim genel hatlarıyla şöyle: İkinci bölümde Cebel anlatılır. Cebel’in hayatıda Hz. Musa’nın hayatının bir kopyası gibidir. Üçüncü bölümde Rıfat Hz İsa’yı dördüncü bölümde Kasım Hz. Muhammet’in hikayeleridir ancak kurguyla o kadar muhteşem bütünleşmiş ki artık yeni bir hayat hikayesine dönüşmüştür. Hikaylerde mitolojik bir hava vardır. Cebel yıllanların dilinden anlar Rıfat marangozluk yapar ancak insanları cinlerinden uzaklaştırmak ister. O yüzden salt dini hikaye olarak bakmak yanlış olur. Son bölümde Arif’in hikayesi anlatılıyor. Arif kendine has bir hikayedir ve yorumculara göre aklı/bilimi anlatır. Cebel Arapça dağ demekmiş. Sanırım dağın görkem ve yüceliği çağrıştırdığı için Cebelavi ismi oradan geliyor. Tanrı meteforu için doğru seçilmiş bir isim. Her bölümde insanların kendilerine yapılan kötülükleri unutmasının bir veba gibi sokağı kapladığını vurgulanarak bitiriliyor. Sadece son bölümde geleceğe olan umudun var olduğuyla bitirilmiş. Peygamberlere gönderme yapılan bölümlerde sokakların koruyucusu olacakları Cebel, Rıfat ve Kasım Cebelavi tarafından seçilirken Arif bu görevi kendisi isteyerek yapar. O seçilmiş değil bilinçli bir meydan okuyucusudur. Kitap baştan sona kadar mesajlarla, felsefi alt metinlerle dolu. Bence okunmalı. Bu tür kitapların bakış açısını geliştirdiğini insanları düşünmeye yönlendirdiğini düşünüyorum. Başka bir incelemeye kadar Hoşçakalın Kitapla kalın.
Cebelavi Sokağı'nın ÇocuklarıNecib Mahfuz · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20202,573 okunma
·
35 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.