Ceviz ağacı mahallesi
10/10
·464 syf.··
2026 11. kitabı
Selamlar, nasılsınız? Sizlere öyle bir kitap ile geldim ki… Off, nasıl anlatsam, ne söylesem az kalacak ya. İçinizi ısıtacak; dostluğun, arkadaşlığın, komşu bağının sımsıkı yaşandığı bir mahalleye gidiyoruz. Hangi mahalle mi? Ceviz Ağacı Mahallesi. O satırları okurken adeta o mahallede yaşıyorum sandım. Hadi gelelim konusuna… Alçin, namıdiğer Çalıkuşu… Anne babası ve abisiyle Ceviz Ağacı Mahallesi’nde yaşarlar. Okula başladığı esnada saçlarından ve yüzündeki çillerden dolayı akran zorbalığına uğrar ve kendi kabuğuna çekilir. Ailesi onun için her türlü imkânı sağlasa da —ki doktorlar bile onu çözemez— Alçin içine kapanır. Abisi Kutay onun için her şeyi yapar ama onların yanında gülmeyen kız, bir tek abisinin arkadaşı, aynı zamanda komşularının oğlu Melih’in yanında gülmeye başlar. Melih onun her zaman yanında olur, yaralarını sarar. İkisi birlikte ağaç tepelerinden inmez. Gel zaman git zaman Alçin büyür, güzel bir genç kız olur. Melih onu artık başka türlü sevmeye başlar. Tam açılacağı sırada, Alçin’i yakın arkadaşı Alaz ile birlikte görür. Sevdiğini bir başkasıyla tam iki yıl izlemek zorunda kalır… Alaz birdenbire Alçin’den ayrılır, çeker gider. O gider ama arkasında koca bir enkaz bırakarak. Alçin artık kalbini duvar eder. Sıla, en yakın arkadaşına hep destek olmuştur ama artık önüne bakmasını söyler. Melih… ahh canım Melih ya… Adam öyle bir seviyor ki, bebeği gibi. Onun sevgisini artık herkes görmeye başlar ama bizim kızıl Çalıkuşu bir türlü göremez. Çünkü ona o gözle hiç bakmamıştır. Ama artık yüreğindekileri söyleme zamanı gelmiştir. Açık açık “Bana abi deme, yakma beni daha fazla,” der. Onu ne kadar çok sevdiğini, kalbinin ondan başkası için atmadığını söyler. Ahh… kalbim eridi resmen. Kutay, Melih, Sıla ve Alçin’in beraber vakit geçirdikleri sahneler acayip güzeldi. Kahkaha atarak okudum resmen. Abilerle atışma sahneleri harikaydı. Bizim Çalıkuşu’nun kalbi de sanki artık farklı atmaya başlar ama işte… geçmişteki kırıklığı bir türlü atamaz kalbinden. Her şey çok güzel giderken pat diye Alaz çıkmaz mı sahneye? Af diliyor bizim kızdan… Ya sen ne yüzsüz bir adamsın dedim. Ama artık o köprünün altından çok sular aktı. Ve senin yediğin pisliği kimse yapmaz be! Meğerse bu Alaz, “arkadaşım” dediği adamın sırtından vurmuş. Bir bilinmezliğin içinde olan Alçin artık gerçekleri öğrenmek ister ve bunu bilen birinin kapısını çalar… Tüm gerçekleri öğrenir. Alaz’ın onu neden terk ettiğini, Melih’in onu deli gibi sevdiğini… Tüm bunları duyduğunda kalbini dinlemek için mahalleyi, herkesi terk eder… Kutay ve Zeynep hakkında okuduklarım ise ayrı bir acıydı. “Nasıl dayandın sen be adam?” dedim. Zeynep, severek evlendiği adamın onu aldattığını öğrenir. Boşanacağı zaman hamile olduğunu öğrenir ama güven bir kere kırılmıştır. Doğum yapar ama hiçbir şey düzelmez. Yine bir akşam içip karısının üzerine yürüdüğünde evini terk eder ve baba ocağına döner. Ohhh, bir güzel dersini verdi Melih’cim. Küçük bebek bir akşam hiç susmaz, çok ağlar… Onu bir tek Kutay susturur. Ahh be adam ya… Mahallenin diğer sakinleri de harikaydı. Laleler, Cengiz, Celal, Sıla ve Alçin’in üniversite arkadaşları… Her biri ayrı güzeldi. Ama bir Ömer Faruk vardı ki beni benden aldı. Dayısıyla diyaloğunu okurken gülmekten karnıma ağrılar girdi. Herkesin senin gibi, sizin gibi arkadaşları, dostları olmalı dedim. Eeee… gerisi kitapta. Bakalım Melih ve Alçin birlikte olabilecek mi? Alçin mahalleye geri dönecek mi? Bizi neler bekliyor? Bunların cevaplarını bulabilmemiz için canım yazarcım ve sayın yayınevinden ikinci kitabı en acilinden fırlatmalarını rica ediyoruz.
1000Kitap
Ceviz Ağacı MahallesiMelisa A. · Lapis Kitap · 2025124 okunma
·
73 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.