Se(n)ssizler köşesi
10/10
·246 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2026 14:44
Kader Uçar Se(n)ssiz’ler Köşesi Neden çocuklar ağır şeyler yaşamak zorunda? Yaşamak zorunda diyorum, çünkü aileler yüzünden çocuklar o kadar ağır şeyler yaşıyorlar ki bunu ya aileleri görmüyor ya da görmezden geliyorlar. Kimisinin ailesi yanındayken hiç yerine konuluyor, kimisinin ailesi yok; hangisinin yükü daha ağır, bir çocuğun yanında olup hissettirmek mi, yoksa hiç olmamak mı? Bu sadece bir çocuğun değil, bir sürü çocuğun hikayesi var bu kitapta. Her çocuktan bir mektup, neden? Biliyor musunuz, biz onları anlayalım, hissedelim ve bunları onlara yaşatmayalım diye. Çocuklara sevgiyi gösterelim, hissettirelim, anlatalım; onları hissizleştirmeye hakkımız yok. Bir çocuğun sevincini neden elinden almak istersiniz ki? Çocuklar masumdur, onların hiçbir suçu yoktur. Siz neden Rabbimizin emanetine kıymet vermezsiniz? Neden onları üzersiniz, neden onları hissizleştirirsiniz, neden onları sevgisiz bırakırsınız? Neden onları dinlemezsiniz, neden halini hatrını sormazsınız? Neden onlara her zaman onun yanında olduğunuzu anlatmaz veya hissettirmezsiniz? Bazı şeyler gerçekten çok ağırdır; siz bunları görmeseniz, duymasınız, hissetmeniz bile... Çocuklar her şeyi hisseder, anlar, alınır, gücenir, üzülür. Onları üzmeyin, onları ağlatmayın! Tüm duygularında yanında olun, ama en çokta size ihtiyacı olduğunda ona arkanızı dönüp gitmeyin. Yanında olun, "anlat" demeyin, "anlatmak ister misin?" diye sorun; eğer isterse anlatır, istemezse ne zorlayın ne de yalnız bırakın. Yanında olduğunu, onu yalnız bırakmayacağını hissettirin. Ama tabi ilerde yalnız bırakmayacaksanız, boş vaatler vermeyin, tutamayacağınız sözler vermeyin. Yanında olmayacaksanız ümit vermeyin; bir şey yapıyorsanız sonuna kadar yapın, yaşamayacaksanız o görevi üstlenmeyin. Başta 3 masum çocuğun yaşadığı zorlukları, üstlendiği yükleri, mutlulukları, hüzünleri tüm duygularıyla birlikte tanıyoruz; bunlar gerçek, hiçbiri masal değil. Sonrasında mektuplar var; her bir çocuğun taşıdığı, taşıyamayacağı, ona ağır gelen yükler var; onları artık kendi içinde taşımak istemeyen, bizlere duyurmak isteyen çocukların mektupları var. Biri var, mesela, kendi sesini duyurmak istiyor ama ailesinin öğrenmesini istemiyor, çünkü onlardan korkuyor. Bir çocuk ailesinden korkmamalı; her çocuğun bir ailesi olmalı, kimse kimsesiz kalmamalı. Herkes anneliği, babalığı hak etmiyor, herkes aile olmayı hak etmiyor. Eğer aile olmak istiyorsanız bu kitabı okuyun; aile nasıl olunur, çocukları nasıl anlayabilirsiniz, nasıl hissedebilirsiniz, bunları çok iyi anlarsınız. Veya nerede yanlış yaptığınızı anlayın ve yaptığınız bir yanlış varsa onu düzeltin, düzeltmeye çalışın. Kısacası: Çok dokunaklı ve içten bir kitap. Çocukların yaşadığı zorluklar gerçekten çok ağır ve üzücü. Ailelerin bu konuda daha duyarlı olması, çocukların duygularını anlamaya çalışması çok önemli. Kitaptaki mektuplar da çok etkileyici, çocukların seslerini duyurmak istemeleri, ailelerinin onları anlamasını beklemeleri... Aile olmanın sadece biyolojik bir bağ olmadığını, çocuklara sevgi, anlayış ve destek vermeyi gerektirdiğini hatırlatıyor ve hissettiriyor. Her çocuğun sevildiğini, değerli olduğunu hissetmeye hakkı var. Size çocuklardan alıntı ve sorular getirdim soruları cevaplarsanız sevinirim. #alıntı Çünkü çocukların susma lüksü yok. Ama onları susturan bir dünya var. Ama biz aslında hep "yardımsız kalmış" insanlarız. "Sadece var olmak istiyorum, sesim olmadan bile." "Yüreğinden ne geçiyorsa onu yaz. Kimseyi memnun etmek için değil, kendin için yaz." Ve bebeklerin ağlaması duyulsun diye değildir bazen. Duyulmadıkları için ağlarlar. Belki de aile dediğimiz şey sadece kan bağı değildir. Belki bir gün... Beni seven biri çıkar. İsmimi yüreğiyle söyler. Ve ben ona "anne" demeyi öğrenirim. Duyan olur mu bilmem, ama sustukları yerden anlaşırlar. "Bu sefer rüya değil." Lütfen bir gün sokakta gördüğün bir çocuğa sadece bakma. Gör. Gör ki... O çocuk da bir gün kendini görebilsin. Yazmak istediğim çok alıntı var ama burda kapatmak zorundayım #sorular Hiç bir çocuğun sessizliğini "usluluk" sandınız mı? "Çocuktur, unutur" dediniz mi? Peki ya unutmazsa? Ona "konuş" dediniz ama önce dinlediniz mi? Sizce, bir çocuğun gözyaşı yalnızca o anki olaya mı aittir, yoksa yılların birikimi midir? O çocuğun yüreğine bıraktığınız söz, sizden sonra da orada yaşamaya devam edecek... Siz ne bıraktınız? Çocukların yarasını saramıyorsanız, en azından yeniden kanatmamayı seçtiniz mi? Sizi çocukları anlamayı, onların hissettiklerini, hissetmeye davet ediyorum. Ve yazarımıza sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum her şey için teşekkür ederim canım kısacık sürece çok güzel bir bağımız oldu kalpten sevgilerimle..
Se(n)ssiz’ler KöşesiKader Uçar · Doa Yayınları · 20251 okunma
·
41 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.