Hikâye ilk bakışta çok basit görünüyor. Büyük olaylar yok, süslü cümleler yok. Ama yazarın asıl gücü burada Günlük hayatın içinde kaybolmuş bir insanın iç dünyasını, ikilemlerini, pişmanlıklarını ve suskunluğunu öyle yalın anlatıyor ki, kendini bir noktada onun yerine koymadan edemiyorsun. Ve sonu…
İşte orası bütün kitabın düğümlendiği an.
Bitirdiğimde bir süre elimde kaldı