·280 syf.····Okunma: 02 Şubat 2026 16:25 Spoiler İçerir!
Hermann Hesse'nin diğer kitaplarına nazaran (Demian ve Bozkırkurdu vs.) daha sade bir kitaptı. Demiandaki mistik ve gizemli hava ya da Bozkırkurdundaki yoğun düşünsellik yoktu, Siddharta'daki gibi yoğun felsefi bir derinlik de yer almıyor. Yazarının ismini bilmeseydim asla bu Hermann Hesse'nin kitabı diye düşünmezdim. Bu da onun farklı türlerde de yazmada başarısını bir kez daha gösteriyor bence. Kitaptaki pastoral anlatımlar oldukça fazlaydı fakat yerindeydi de yazarın daha gençlik dönemlerinde yazdığı bir eser, buna rağmen o dönem bile anlatıcının ilk gençliğine duyduğu özlemi görüyoruz. Hikayedeki anlatıcının da ismi Hermann olduğu için belki bu yazarın acaba kendi hayatı mı diye ikiliğe düşülebilir ama otobiyografik olduğunu yazar kendi iddia etmediği sürece böyle düşünmemek gerek. Hikayenin aslında örüntüyle Hermann karakteri üzerinden devam ettiğini görsek de araya başka hikayeler ve başka karakterler de katılmış, bu biraz karmaşa yaratıyor, birkaç hikaye sonra tekrar aynı karakterin hikayesine devam ettiğimiz için. Helene karakterinin Opheliavari bir ölümle karşılaşması, yazarların oldukça sevdiği bir motif. Helene'in özgür iradesi hiçe sayılarak başkasıyla nişanlandırılması ve bunu sertçe "Ben satıldım" olarak adlandırması, buna rağmen içindeki duygu karmaşasının sonucu olarak öfke duymaması üzücü. Hala daha babasıma bir söz verdiğini onu tutmak zoruna olduğunu düşünüyor. Kadın karakterlerin ele alınış biçimi ve onlara biçilen kaderler oldukça olumsuz.