Puan vermedi·136 syf.··
2026 6. kitabı
Günümüz dünyasının belki de en etkili yazar/düşünürlerinden biri şüphesiz Chomsky'dir. Chomsky dil bilim alanında yaptığı çalışmalarına ek olarak geniş yelpazede bir özgürlükçü ve politik bir düşünürdür. Ele aldığı politik incelemelerde gerçekten de taktire şayan bir cesaret göstermiştir diye düşünüyorum. Bilgi ve özgürlük sınırları adlı bu eserinde de çizgisini korumuştur. Metin felsefi, politik, dil bilim ve bilgi kavramının oluşumunu muhteva eder. İlk bölüm açıkçası pek anlaşılacak bir bölüm değil. Uzmanlık isteyen bir metin olmuş. Dolayısıyla okumakta zorluk çekilebilir. Fakat sonraki sayfalar genel okuyucu kitlesi için anlaşılır düzeydedir . Chomsky bu eserinde bilgiyi ele alır . Bilginin kaynağı nasıl oluştuğu konusuna değişmiştir. İnsan zihninin yapısı üzerine de pasajlar içeren eser zihinden kaynaklı özgürlük sorunlarını ve özgürlük kavramını da içermektedir. İnsan doğasını rasyonalist yani akılcı bir zemin yerine daha çok bilişsel ve felsefi zemine çekmiştir. Pek tabi bunu yaparken de dilbilimden oldukça yararlanmıştır . Chomsky'e göre insanın düşüncesi ya da bilgisi tamamen deneyime dayanmaz. İnsan dünyaya belli bilgiler ya da edimleri bilerek dünyaya gelir . Dil kavramı da bu şekilde ele alınmıştır. Kısacası bir insana dili ya da dilbilimi öğretemezseniz bile insan dünyaya belli bir dil birikimi ile gelir. Tabula rasa kavramına karşı çıkar. İnsan doğuştan belli başlı bilgilere sahiptir der . Refleksler bunun en nihai kanıtı olsa gerek sanırım. Belli kavramları şekillendirme anlayışı vardır yazarda. Mesela özgürlük kavramı ona göre insanın istediğini yapabilme yetisi değildir . Aksine belli kurallara tabi olmaktır. Yani bir insan başkalarını rahatsız etmeden istediğini yapabiliyorsa bu durum onun özgürlüğünü ortaya çıkarır . Dil ise özgürlüğü kullanma konusunda en büyük araçtır . İfade özgürlüğünden kastediyor sanırım burda. İnsanı biricik olarak ele alır. Ona göre insan davranışları etki tepki karşıtlığında ele alınamaz . Bu insanı ancak ve ancak insan dışı doğal bir organizma yapar . İnsan bilişselliği çok kompleks olmakla birlikte derinlerden gelen bilişsel uyarıcılar vardır. Çocuklar üzerine yapmış olduğu deneylerde ki kendisinin ifadesiyle öncül girdilerin olduğunu varsayar. Aksi halde kurallar bütüncül şekilde çocuğa aktarılmamasına rağmen çocukların bir dili kurallarıyla birlikte çok iyi öğrendiğini ya da bildiğini varsayar . Chomsky insanın bilgiyi işleyip değiştirebileceğini öne sürer. Bu sayede henüz olmayan yeni kavramlar ve bilgiler de üretir . Bu haliyle insan aynı zamanda bilgi üretici bir motordur. Tüm insanlarda ortak bir dil kültürünün olduğunu savunur ve ilginçtir ki bu ortak dili biyolojik olarak ele alır. Sanki Tanrı tarafından insanlara gizil olarak kodlanmış gibi . Ona göre özgürlük insanın kendini gerçekleştirme serüvenidir . İnsan ancak özgür olmakla kendini geliştirebilir ve dolayısıyla kendini gerçekleştirebilir. Dolayısıyla özgürlüğü kısıtlayan devlet mantalitesi ya da toplumsal normlara az biraz mesafelidir diyebiliriz . Tabi bu mesela çok fazla takip etmiş olduğu Foucault kadar ileri düzeyde değildir. Zaten foucault manyağın önde gideni bence . Sımırsızlık denen bişey mi var la demek isterdim kendisine. Neyse. Bilgi ve bilginin doğası chomsky için çok önem arzeder. Yaratıcılığımız, davranışlarımız , seçimlerimiz bilgi orijinlidir. Bilgi ile bu kavramlara ulaşırız ancak der. Bunun yanı sıra bilginin de kısıtlı olduğunu dile getirir . Lakin bu kısıtlı hal özgürlüğü kısıtlamaz özgürlüğü anlamlandırır. İyi okumalar Esenlikle
Bilgi ve Özgürlük SorunlarıNoam Chomsky · Bgst Yayınları · 201332 okunma
·
53 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.