Yazarın psikiyatristiyle yaptığı seansların notlarından oluşan samimi ve sarsıcı bir iç anlatıdır. Ölmek istememek ile yaşamaktan yorulmak arasındaki gri alanda sıkışmış bir ruh hâlini görünür kılar. Baek Se-hee kendini ne tamamen çökmüş ne de iyi hisseden biri olarak tanımlar; asıl mücadelesi, yaşadığı duyguların gerçekten bir sorun olup olmadığıdır. Sürekli kendini başkalarıyla kıyaslar, acısını küçümser ve “Buna üzülmeye hakkım var mı?” sorusuyla kendini susturur. Terapi süreci boyunca, bu içsel baskının aslında depresyonun en yorucu biçimlerinden biri olduğu yavaş yavaş açığa çıkar.
Kitap, depresyonu dramatik anlarla değil, gündelik hayatın içinden anlatır: işe gitmek, insanlarla konuşmak, gülümsemek sonra eve dönüp dağılmak. Dışarıdan, idare ediyor gibi görünen ama iç dünyasında kendini sürekli suçlayan, değersizleştiren bir sesle yaşayan pek çok insanın ortak duygularını dile getirir. Psikiyatristiyle olan diyaloglar, Baek Se-hee’nin kendine karşı ne kadar acımasız olduğunu fark etmesini sağlar. En önemli yüzleşmelerden biri, duygularını bastırmasının onu güçlü değil, yalnız kıldığı gerçeğidir. Duygularınızın bir sebebi olmak zorunda değil. Hissetmeniz, hissetmeniz için yeterlidir kitaptaki en önemli cümlelerden birisi olduğunu düşünüyorum.
İlaç kullanımı, iyileşme korkusu ve iyi olmayı hak etmeme düşüncesi de kitapta önemli yer tutuyor. Antidepresan kullanacak kadar kötü olup olmadığını sorgularken iyi hissettiği anlarda bile bunun geçici olacağına inanır çünkü uzun süre acıyla yaşamaya alışmıştır. Bu noktada kitap, iyileşmenin düz bir çizgi değil, inişli çıkışlı bir süreç olduğunu açıkça gösterir. Yazarın en insani ve ruh halini açıklayan cümlelerinden biriside, ölmek istemiyorum ama yaşamak da bazen çok zor.
Kitabın adındaki tteokbokki, hayata tutunmanın küçük ama güçlü bir sembolüdür. Büyük hayaller, derin anlamlar değil; basit bir yemek isteği bile yaşamaya devam etmek için bir neden olabilir kitapta geçen hâlâ yemek istediğim bir şey varken, tamamen vazgeçmiş sayılmam cümlesi bu düşüncenin yansımasıdır.
Kitap net bir mutlu son sunmaz. Baek Se-hee tamamen iyileşmez ama kendisiyle konuşma biçimi değişir artık kendini azarlamak yerine anlamaya çalışır. En temel kazanımı, iyi olmamak da bir hâl ve bu hâlin de saygıyı hak ettiğini öğreniyorum.
Bu kitap, acının ölçülmeyeceğini, herkesin yükünün kendine ağır olduğunu söyler, daha kötüsü var düşüncesiyle duygularını bastıranlara, yaşamakla ölmek arasında kalanlara, sessizce; hâlâ küçük bir şey istiyorsan, bu yaşamak için yeterli bir sebep diye hatırlatmada bulunur.