9/10
·152 syf.··
2026 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2026 03:00
Bazı kitaplar vardır; yolunu sana bir tavsiye, bir tesadüf ya da doğru zamanda söylenmiş tek bir cümleyle bulur. Benim Küçük Şaheserim de benim için böyle bir kitap oldu. 1K uygulamasında tanıştığım bir hanımefendinin önerisiyle aldım ve daha ilk sayfalardan itibaren, beni kendi karanlığına ve merakına çeken bir metinle karşılaştım. Sessiz ama iddialı bir anlatısı var; okuru bağırarak değil, fısıldayarak içine alan türden. Roman; kütüphanede çalışan ve yazar olmayı arzulayan Azade, bir doçent olan Ali Cengiz ve basılan kitabını yok etmek isteyen gizemli yazar etrafında şekilleniyor. Bu üç karakterin yolları, edebiyatın, sırların ve insan ruhunun karanlık taraflarının kesiştiği bir noktada buluşuyor. Hikâye ilerledikçe karakterler kadar okur da sorgulamaya başlıyor: Yazmak, saklamak, yok etmek… Hangisi gerçekten cesaret istiyor? Kitapta aşk, cinsellik ve intikam gibi ağır temalar açık ve cesur bir şekilde ele alınıyor. Buna rağmen anlatım asla boğucu değil; aksine oldukça sürükleyici ve merak uyandırıcı. Mert Ofluoğlu, bu temaları dramatize etmekten çok, insan doğasının kırılganlığıyla birlikte sunmayı tercih ediyor. Bu da metni daha gerçek ve çarpıcı kılıyor. Yaklaşık 150 sayfalık hacmi ve son derece akıcı dili sayesinde kitap çok kısa sürede okunabiliyor; hatta bir gecede bitirmek bile mümkün. Ancak hızlı okunmasına rağmen geride bıraktığı düşünceler uzun süre okurun zihninde kalıyor. Genel olarak Benim Küçük Şaheserim’i çok sevdim. Mert Ofluoğlu’nun anlatım diliyle bağ kurdum ve bu kitap, yazarın diğer eserlerini de okuma isteği uyandırdı.
Benim Küçük ŞaheserimMert Ofluoğlu · Remzi Kitabevi Yayınları · 049 okunma
··
81 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.