·299 syf.··Beğendi
···Okunma: 03 Şubat 2026 15:39 Beni baştan sona merakta bırakan bir kitaptı. Bunun en büyük nedeni, özellikle başlarda ve ortalarda bazı olayların nedenlerini hemen öğrenemememdi. Açıkçası bu kadar beğeneceğimi ve beni bu denli etkisi altına alacağını hiç düşünmemiştim.
Kitap, adından da anlaşılacağı üzere, I. Dünya Savaşı sırasında İngilizler ile Almanlar arasındaki çatışmayı konu alıyor. Ancak bunu doğrudan bir savaş anlatısı olarak tanımlamak çok doğru olmaz. Okur olarak biz, İngiliz askerlerinin yaklaşık iki buçuk aylık eğitim sürecine tanıklık ediyoruz. Ardından gemiyle Fransa’ya geçiyorlar ve savaşın gerçek yüzüyle burada karşılaşıyorlar.
Roman bölüm bölüm ilerliyor. İlk 50 sayfa kahramanımızın şimdiki hâlini anlatırken, sonraki 50 sayfa savaş için eğitim kampına katıldığı andan itibaren başlıyor. Bu yapı kitap boyunca bu şekilde devam ediyor. Açıkçası bu anlatım tekniğini çok sevdim; hikâyeye farklı bir derinlik kattığını düşünüyorum.
Yazarın okuru ve karakterleri ikilemde bıraktığı iki önemli konu var: homofobi ve şu soru; savaşan mı, yoksa savaşmayı reddeden mi daha korkusuzdur?
Kitabın sonu ise sanki bu hikâyeyi ana karakterimizin kendisi yazmış gibi bitiyor. Bu anlatım tarzını daha önce Küçük Kadınlar filminde de görmüştüm ve bu tür finalleri sevdiğimi söylemeden geçemeyeceğim.
Kitap aynı zamanda benim için okuma durgunluğunu aşmamı sağlayacak bir kitaptı.
Kitabı okurken dinlediğim şarkı: Lie To Me - Chris Isaak
Kitaplarla ve sağlıkla kalın!