7/10
·264 syf.··
2026 7. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2026 21:34
Avustralya Edebiyatı'ndan J. M. Coetzee dışında ilk okuduğum yazar T. Winton. Küçük bir kasabada kasaplık yapan,başta romanın anlatıcısı olan ergen oğlu Jaxie ve karısı olmak üzere kendisinden zayıf gördüğü zorbalık eden baba "Kaptan Deyyus" arabasını tamir ederken tedbirsiz davranır. Arababanın üzerine düşmesi sonucu ölür. Annesini kanser nedeniyle kaybetmiş olan Jaxie onu bulduğunda, kasabalılar ve babasının arkadaşı olan polisin ona inanmayacaklarını,kendisinin yaptığına inanacaklarını düşünür. Babası,annesi ve kendisini öldüresiye dövdüğü halde bilmemezlikten gelen kasabalılardan beklediği budur. Babası özellikle annesi öldükten sonra Jaxie'nin belalı - sorunlu olduğunu anlatmaktadır. Daha ilk sayfalarda Jaxie'nin sesinde, Çavdar Tarlasında Çocuklar romanındaki Holden'ın sesini duydum. Jaxie daha ağzı bozuk ve şiddete eğilimli olsa da ( ileriki bölümlerde J. hayvanları öldürürken hissediliyor) Holden ile ikisi aynı kumaştanmış, samimiyetleri, masumiyetleri, yalnızlıkları benzer türdeymiş gibi geldi bana. Babasının ölümü onun için kurtuluş olabilecekken, ölümünden sorumlu tutulabileceği için hızlıca kaçmaya kalkar. Prefrontal korteksi tamamlanmamış biri olarak yanına tek bir tuvalet kağıdı rulosu, kamuflaj kıyafeti gibi eşyaları alması tipik ergen zihnini gösteriyordu ve beni güldüren pek çok yerden biriydi. Hedefi dünyada sevdiği tek insan olan Lee'yi bulmak ve onunla yaşamaktır. Babasının kamyonetiyle yola çıkıp benzini bitene kadar saklanarak ilerler ve terk edilmiş tuz madenlerinin yakınlarında, kuş uçmaz kervan geçmez bir bölgede vahşi hayvanları avlayarak yaşamaya çalışır. Bir süre sonra, daha önce yaptığı bir şeyden dolayı birileri tarafından buraya bırakılmış ve kendisi gibi saklanan İrlandalı eski rahip Fintan ile tanışır. Önce Fintan'ın insani yaklaşımına şüpheyle bakar, temkinlidir. Bu bölümlerde Tanrı inancı üzerine de sorgulamalar yapar. Bu yolculukta hayatta kalmak için yaptıkları, öğrendikleri, Fintan ile olan insani ilişkisi bir taraftan babasının hayaletinden özgürleşmesine de yol açar. Böylelikle romanı bir olgunlaşma, iç yolculuk hikayesi gibi okuyabiliriz. Başlangıçtaki Jaxie ile roman bittişindeki Jaxie aynı değildir. Uyuşturucu yetiştiren adamların, ( yakınlarındaki terk edilmiş maden alanında) hikayeye girmesinden sonra roman polisiye bir ton da kazanır. Baştan beri zaten Jaxie'nin hayatta kalma mücadelesinin nereye varacağını merak ediyordum. Bu merak, mafyanın devreye girdiği bölümde iyice arttı. Bir de Fintan'ın hikayesini çok merak ettim, yazar onun hikayesini tamamlamayı okuyucuya bırakmış. Jaxie küfürbaz bir çocuk ve Seda Çingay Mellor bir çevirmen olarak bizden küfürler kullanarak tam bir çeviri şov yapmış. Harika olmuş. Jaxie'nin annesiyle birlikte ihmal ve işkence boyutuna varan istismara uğramış olması, kuzeni Lee ile olan ilişkisi nedeniyle iyice dışlanması ve yalnız bırakılması, anne kaybı gibi bir travmadan sonra canavar babasıyla yaşamak zorunda kalması, coğrafya değişse de pek çok hikayenin benzer olduğunu gösteriyor. Kuzeniniyle olan ilişkisi bizde olsa ensest olarak değerlendirilmezdi muhtemelen. Mekan olarak tuz madenleri doğanın bozulması, tekinsiz yerlerde uyuşturucu yetiştirilmesi, bu uğurda insanları öldurmeleri, kasap babasının at eti ( muhtemelen de dana olarak) satması gibi konular bizde de çok rastlanan şeyler. Sonunda Jaxie'nin çalışan bir kamyonete binebilmesi de beklenen umudu verdi. Jaxie'nin Lee'ye kavuştuğuna inanmaya çok yakınım.
Çoban KulübesiTim Winton · Holden Kitap · 202597 okunma
·
37 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.