KAYIP KİRACI
Yazar: Şehnaz&Gülşen
Yayınevi: Lapis
Sayfa Sayısı: 678
Merhaba. Seri olmayan ama sayfa sayısı da güzel olan bir kitap ile geldim. Yoruma geçelim.
Berna Önder, annesinin katili olarak ölen babasını bilen halasının himayesinde büyümüş genç bir kadındır. Babaannesine karşı içinde olumsuz duygularların oluşmasını sağlayan bu yaşlı kadın yüzünden yaz stajını İstanbul'da yapacak olması onu mutlu etmiştir. Prestij sahibi bir şirkette üç ay boyunca stajyerlik yaparken halasının ayarladığı evde ortak bir kiracı ile kalacaktır. İrlanda Merkez Bankası'nın Başkanı olduğunu öğrendiği kiracı halasının onayından geçmiş bir kadındır. Evde gördüğü yirmilerinin sonunda olduğunu düşündüğü yakışıklı adam ile kısa bir baygınlık yaşar.
Felix Harold karşısında bayılan kadın ile şaşırırken sekreterinin yaptığı hata ile yüzleşir. Ortak kiracısı olduğu bu evde kendisini bir kadın olarak bekleyen ev arkadaşı ona gerçekleri anlatırken aralarında geçen tatlı savaşlar çok hoştu. Özellikle, Berna'nın sitedekilere yakalanmamak için Felix ve abisini teknik servis diye tanıtması. Tabii ki de olaylara yabancı kalmayan bir sima vardı.
Bedir Aslan Akgün, Berna'nın çocukluk arkadaşı. Herkülü, küçüklüğünün kahramanı Aslan! Bedir, Felix ile Berna'nın aynı evde kalmasını onaylamadığı için Felix'i kendi evinde ağırlar. Felix ise Berna'ya olan duyguları yüzünden ilk başlarda bir kaç pürüz yaşatır. Sonrasında Berna'yla başladığı bu yolda gün geçtikçe öğrendikleri ile Müslüman olma düşüncesi ile sarılır. Bedir'in ve oğlu Zeyd'in davranışlarını incelerken medresede bulunduğunda hissettiği duygular ona ağır basar.
Berna'ya karşı hissettiği duygular ile genç kadının hayatındaki her detayı bilmek ister. Annesinin ölümünü araştırırken öğrendikleri ile Berna için endişelenir ve soluğu Bedir Aslan'da alır.
Sıkışıp kalınmış kalıplar ile ilerlenmesi için sürekli dürtülen insanların anlatıldığı bir kitap. Bir yanda Hristiyan bir ailede büyümüş imkanları olan ama yine de belirli sınırlarda yaşayan Felix Harold, diğer yanda halası tarafından büyütülen yaşam tarzı ile onlara uymayı red eden özgürlüğü halasının ellerinde olan genç bir kadın Berna Önder.
Okuyacaklar için öncelikle şunu söylemeliyim argo mevcut. Bazı yerler yetişkin sahneler içeriyor. Seçici olanların bilgisine.
Kitaptan Alıntılar
*"Çillerini sayarken..."
Felix'in sesini duymamla bakışlarımı ona çevirdim.
"Ne?"
"Sana nasıl bağlandığımı sordun. Sen baygınken çillerini saydığımda. Yüzündeki her ayrıntıyı izledim. Her biri çok hoşuma gitti," dedi içini
hayranlıkla çekerek. O anın hatırasıyla puslanan yeşil gözlerini gözlerime dikti. "Sonra sen hoşuma gittin, kokun hoşuma gitti, ayıcıklı pijaman hoşuma gitti. Hepsi hoşuma gitti."
"Felix Harold, buna ilk görüşte aşk, derler," dediğimde başımı salladım.
*"Babaanneni tam tanımıyorum ama onun hakkını yiyorsun gibi hissediyorum. Bir gece yanlışlıkla yukarı çıkarken, onu gecenin bir vakti kapımızı temizlerken gördüm. Önce su döktü, daha sonra temizledi. Sonra kendi kendine bir şeyler mırıldandı ve kapıya üfledi. Sanırım senin için dua ediyordu. Sonra aşağı inip Bedir'in evine de yaptı bunu. Yaşlı bir kadın olmasına rağmen evinizi temizliyor."
O konuştukça kahkahamı içimde tutma isteğimi kaybediyordum. Sözlerinin sonunda beni suçladığında boğazımdan bir hıçkırık yükseldi.
"Ne?" diye sordu. "Ne oldu?"
"Büyü," dedim güçlükle. "Evlilik büyüsü."
Gözleri dehşetle irileşti.
"Çilli... Bana şaka yaptığını söyle."
Şaka değildi, olmasını istesem de değildi.
"Sana kötü bir haberim var, sevgilim. Hoş, o tür şeylere inanmıyorum ama babaannem Bedir Efendi'yle evlenelim diye ikimize büyü yapmış sanırım." Kahkahamın arasında konuşmak zordu. "Ama onun temizlik yaptığını düşünmen çok tatlı."
"Siz Türkler ne diyordunuz?" Üzerine biraz düşündü. Hatırlayınca, kaşlarını çatarak sessizce kükredi. "Hadi oradan be kızım!" Yemek değil de çiğ et tüketiyormuş gibi suratını astı. "Ülkede ne kadar büyücü varsa İstanbul'a götürmemiz gerek."
*"Felix."
"Efendim," diyerek bana döndü.
Son sözlerinin neşesi hâlâ dudaklarındaydı. Ona kocaman gülümsedim.
"Müslüman olacağın zaman sana vereceğim ismi buldum."
"Ne?" derken kaşlarını çattı. Neşesi yavaştan silindi.
İçimde kopan kahkahayı dışarı savurmamak için aceleyle sırtımı dönerek, abdestimi tazelemek üzere banyoya giderken arkamdan seslendi.
"Ne Müslümanı, Bedir?"
Sesindeki endişeyi duymak anlamlı bir huzur veriyordu. Karşı değildi, içten içe ne istediğini biliyor ama cesaret edemiyordu. Felix Harold içindeki savaşı bitirdiğinde nefsini yenmiş olacaktı.
Kayıp Kiracı