İlk ikisini okuduğumda da çok büyük bir haz almıştım. Bu kitaba da ne zaman başladığımı bile hatırlamıyorum ama kedimin hastalığı ve vefatı dönemlerinde yarım bırakmışım muhtemelen, içinden çıkan notla anladım. Ve tam bunun üzerine kitabın son bölümünde Tomris Uyar ile geçen diyalogda “Her kedi tek ve benzersizdir. Yeri başkalarıyla doldurulamaz” geçiyor. Bu bir tesadüf mü bilmiyorum ama bu kitabın benim için olan anlamını artıran bir kısım oldu. Murat Menteş yeni ve farklı bakış açıları kazandırmada, yeni yazarlarla ve yeni isimlerle tanışmada çok büyük bir kapı açıyor bu eser serisiyle bize. Ve Hakan Karataş çizimleriyle hem o anı yaşıyormuş hissi hem de okumaya farklı bir soluk kazandırıyor. Galiba 4. kitabı da sepetime ekleyeceğim ama öncesinde biraz kütüphanemi azaltmam gerek.