·325 syf.··Beğendi
···Okunma: 04 Şubat 2026 00:02 Algernon'a Çiçekler klasikleşmiş ve devleşmiş bir hikaye ve FEVKALEDENİN FEVKİNDE. Eser 1959'da kısa hikaye olarak yayınlanmış ve inanılmaz sevilmiş. Nasıl sevilmesin, harika bir şey bu!
Bu kitabı çalışma yerimde sohbet esnasında bir abim önermişti. Herkes garip goygoylar yaparken normalde pek sohbetine katılmadığım abime ekibimden biri "Seda'da bir sürü kitap okuyor ama klasiklerin çoğunu beğenmiyor. Sen de okuyorsun abi, bi'kapışsanız ya!" gibisinden bir şey söylemişti. Tabii biz muhabbetimiz olmadığı için "Öyle şey olur mu? Beğendiğimiz var beğenmediğimiz var," derken okuduğumuz ve bizde izler bırakan romanlar hakkında sohbet etmeye başladık.
O da bana Algernon'a Çiçekleri okuyup okumadığımı sormuştu. Okumadığımı söylediğimde çok basit bir şekilde kitabın konusundan bahsedip onun için çok farklı bir deneyim olduğunu ve vakit bulursam okumamı tavsiye etmişti.
Şimdi... Normal bir zamanda okuma zevkleri hakkında bilgim olmayan kişilerden okuma tavsiyesi alırsam ince eleyip sık dokurum. Ama bu kitabın konusu beni kendine zaten çekmişti.
Zeka geriliği olan Charlie ailesi tarafından terk edilmiş ve amcasıyla yaşamak zorundadır. Zihinsel engeli onun bakıma muhtaç olmasını gerektirmediğinden amcası ona hayatını sürdürebilmesi için bir arkadaşının fırınında iş bulur. Oldukça basit görevleri olan Charlie; fırının temizliği, getir götür işleri ve malzeme taşıma gibi işleri yaparak hayatını kazanıyordur. Ancak içinde bir yerlerde zeki olmayı ister.
Eğer okumayı ve yazmayı öğrenir, zeki olursa daha fazla yalnız kalmayacağını ve bir sürü arkadaşı olacağının hayalini kurar. Bir üniversitenin araştırma laboratuvarına giderek oldukça düşük olan zekasıyla birtakım testlere tabii tutulur ve burada fare Algernon ile tanışır. Algernon, zekasını geliştiren bir ameliyat sonrasında farklı bir fare olduğundan bu labirenti çok kısa bir sürede tamamlar. Halihazırdaki zekasıyla Algernon'un tamamladığı labirenti bile tamamlayamayan Charlie oldukça üzülür ve azimli bir şekilde ondan daha da zeki olmak ister. Böylece bu laboratuvardaki deneye gönüllü denek olarak bir ameliyat geçirir.
Zamanla daha da zekileşen ve etrafındaki insanları şaşkınlığa uğratan Charlie, her geçen gün daha da zeki olmasıyla insanları hayrete düşürür ve bir dahinin seviyesine ulaşır. Ancak bir kez daha yalnız kalmıştır çünkü bu sefer de kimse onun seviyesine çıkamaz.
Derken Algernon değişmeye başlar. Labirenti eskisi kadar hızlı çözemez ve agresif davranmaya başlar. Algernon'un zekası gerilemeye başlar. Ve Charlie kendi kaderi hakkında düşünmeye başlar.
Charlie'nin hatıraları, geçmişi ve insanların ona davranış şekillerini analiz ediş şekli beni çok farklı bir kafa yapısına soktu. İnsanların farklı zeka seviyelerinde dünyayı algılayış şekilleri ve onlara verdikleri tepkileri yorumlamaları... Duygular bile, öylesine farklı ele alınmıştı ki! Okuması keyifli ve can yakan türdendi.
Genel olarak özeti böyle verilebilir ancak kitap öylesine güzel ve derin ki, bu çok üstünkörü bir anlatım olur.
Charlie'nin ilerleme raporlarını ele alış şekliyle yazılan kitapta değişimi bariz bir şekilde görebiliyoruz. İlk başlarda kesinlikle zeka geriliğini hisseden bir anlatım ve Charlie'nin olayları yorumlama şekli gösterilirken ameliyat sonrasında yavaş yavaş değişen Charlie beni inanılmaz heyecanlandırmıştı.
Kitabın sonu önemli değil. Kitabın içeriği ve olayların nasıl ele alındığı öne çıkıyor.
Oldukça duygusal ve düşündürücü bir kitaptı. Bazen benim de istemeden yaptığım bazı şeyleri düşündürdü. Empati yeteneğinizi artıran bir eser bence.
Herkesin ŞİDDETLE okumasını tavsiye ederim.
Not: Alergon'a çiçek göndermeyi unutmayın.