Selam sizlere!
Kalemini çok sevdiğim ve yeni kitabını sabırsızlıkla beklediğim sevgili @meralkir’in #aşkvedigerleri kitabı ile geldim.
Meral Hanım; aksiyon, polisiye, gizem ve aşkı öyle güzel harmanlayan bir yazar ki, okurken damağınızda bıraktığı tat uzun süre geçmiyor.
Kabul etmeliyim, bu kitap beni gerçekten şaşırttı. Değişimi hissettim… Özellikle bir kadın dedektif beklemiyordum ve bu detay hikâyeyi benim için daha da güçlü kıldı.Son sayfalara doğru Heyecanın, aksiyonun yükseldiği adrenalin tavan yaptığı, sürpriz ters köşesi ile nefessiz okunacak...
Sanem’in ruhundaki gelgitler, Fırat’ın istikrarı ve tutarlılığı çok başarılı yansıtılmıştı.
Gelelim kitabımıza…
Sanem; anne ve babasının başarısız evliliği yüzünden sevgiye aç büyümüş bir kadın. Annesinin Türkiye’ye dönmesiyle yalnızlığı daha da derinleşiyor. Babaannesinin ölümü sonrası babasının açtığı veraset davası ise onu tamamen köşeye sıkıştırıyor.
Bu yüzden Fransa’daki kariyerini geride bırakıp İngiltere’ye gidiyor ve garson olarak sıfırdan bir hayata başlıyor. Ancak geçmiş her zaman peşini bırakmıyor… Özellikle Sancaktar kardeşler.
Fırat Dağlı ise beş yıl önce etkilendiği Sanem’in İngiltere’de ve üstelik hayati tehlike altında olduğunu öğreniyor. Kariyerinin en kritik döneminde, büyük bir tenis turnuvasına hazırlanırken her şeyi bırakıp onun yanına gitmesi… Aklın değil, kalbin kararı.
Sanem; kalbiyle karar veren, ne hissediyorsa onu yaşayan bir kadınken;
Fırat; aklı ve kalbi hemfikir olmadan adım atmayan, detaycı ve temkinli biri.
Bu iki zıt karakterin bir araya gelişini bir düşünün…
Sanem’in Fırat’ı gördüğünde aradan beş yıl geçmemiş gibi davranması, Fırat’ın ise ona hâlâ aynı hislerle bağlı olması çok ince bir detaydı.
Tam bu süreçte Sanem’in önüne bir cinayet vakası düşüyor. Yakın arkadaşı, bu gizemi ancak onun çözebileceğine inanıyor.
Derken özel hayatlarındaki karmaşa iyice büyüyor:
Babası yeniden veraset davası açmaya çalışıyor, Fırat hakkında çıkan asılsız haberler (evet, o yakıştırma ) Türkiye’deki ailesini ayağa kaldırıyor.
Fırat ise Sanem’i bir kez daha kaybetmemek için radikal bir karar alıyor: anlaşmalı evlilik teklifi.
Ama Sanem’in Amelia için attığı her adım, sadece kendisini değil çevresindekileri de tehlikeye atıyor.
Bu bir tesadüf mü, yoksa vazgeçmesi için bir işaret mi?
Kazanması zor olanı kaybetmek de zordur…
İstanbul’da başlayıp Londra’da devam eden iki ayrı hayat, tek bir finalde kesişiyor.
Fırat için şampiyonluk kupasından daha değerli tek şey, Sanem’in iyi ve güvende olması.
Sanem ise kimliği belirsiz bir ölümün ardındaki gerçeği ararken kendini sadece bir gizemin değil, kalbinin de tam ortasında buluyor.
Tenis, gizem ve yarım kalmış bir aşk…
Wimbledon Kortları’nda bu kez sadece rekabet değil, duygular da çarpışıyor.
Aşkın her zaman kazandırmadığını ama derinden hissettirdiğini iliklerinize kadar yaşayacağınız bir hikâye…
Son sayfaya kadar hem kalbiniz hem aklınız bu mücadelenin içinde kalıyor.
Romantik gizem ve spor temalı kitapları sevenler için benim de sizlere şiddetle tavsiyemdir.