Puan vermedi·440 syf.····Okunma: 04 Şubat 2026 13:18 Annemin Uyurgezer Geceleri üç kuşak kadının hayatının, bir saç örgüsü gibi birbirine dolanarak aktığı bir roman. Anneanne, anne ve Şehnaz… Her biri başka bir dönemin, başka bir korkunun ve başka bir cesaretin temsilcisi. Roman boyunca insan şunu hissediyor: Ne yaparsak yapalım, bazı yazgılardan kaçamıyoruz; hayat kadınlara her koşulda zor.
Hayatta kalmak için gerektiğinde hayal dünyasına sığınan bir anneanne, kadınlığından, isteklerinden ve arzularından vazgeçip geriye yalnızca “anne” ve "öğretmen' sıfatı kalan Ayhan Hanım ve dönemin şartlarına göre cesur sayılabilecek Şehnaz… Bu üç kadın üzerinden Türkiye’nin değişen yüzü de ince ince işleniyor. Yazar, toplumsal dönüşümü büyük sloganlarla değil; gündelik hayatın içinden, küçük ama etkili detaylarla anlatıyor.
Metin, içerisine kum doldurulmuş bir şişe gibi; ne kadar bilgi, gözlem ve duygu sığdırılabilirse sığdırılmış ama buna rağmen hiç ağırlaşmıyor. Aksine su gibi akıyor, okurken sık sık “peki şimdi ne olacak?” dedirten bir temposu var. Altını çizmek istediğim cümlelerin ise neredeyse haddi hesabı yok.
E. karakterine gelince… Benim için o, otuz yılına mal olsa da bir figürandı. Çünkü bu roman esas olarak tek bir kişinin değil; kadınların, kadın olmanın ve kuşaklar boyunca devreden yüklerin hikâyesi.