Gönderi

Puan vermedi·235 syf.··
2026 2. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2026 13:38
İstisnasız her cümlesinin altı çizilebilir. Bana göre aşkın, kavuşamamanın en melankolik halini okuyacaksınız. Benim mektup tarzında yazılan eserler çok ilgimi çekiyor. Bu eserde bunlardan biri, çok severek okuduğum ve sürekli altını çizdiğim bir eser : Milena’ya Mektuplar, Franz Kafka’nın bir aşkı anlatmasının yanında aslında kendi iç dünyasını açtığı metinlerden oluşur. Bu mektuplarda okur, bir ilişkiye değil; Kafka’nın korkularına, suçluluk duygularına ve varoluşsal çıkmazlarına tanıklık eder. Milena, metinde bir sevgiliden ziyade Kafka’nın kendini en çıplak hâliyle ifade edebildiği bir muhatap olarak yer alır. Kafka için aşk, huzur veren bir yakınlık değil; kaygı, hastalık ve kaçış duygularıyla çevrili bir alandır. Milena’ya duyduğu sevgi, onda bir tamamlanma hissi yaratmaz aksine, kendini yetersiz ve yük olarak görmesine neden olur. Bu yüzden mektuplarda sürekli bir yaklaşma ve geri çekilme hâli hissedilir. Kafka sevmek ister, fakat birlikte olmayı taşıyamaz. Kendini hep yetersiz, hasta, yorgun ve zayıf olarak görür. Peki aşk gerçekten böyle bir his midir ? Karşımızdakini hep mükemmel, ulaşılmaz bir konuma koyarken bize hep yetersiz mi hissettirir ? Ya da aşk bir tamamlanma hissi yaratmaktan ziyade sürekli bir kaçış ve zayıflık hali midir ? Cevabı siz sevgili okurlara bırakıyorum.
Duygu ve Düşünce
Milena'ya MektuplarFranz Kafka · Venedik Yayınları · 201865,8bin okunma
·
41 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.