9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2026 18:23
Kitap’ın Yolcuları okurken beni yormayan ama sürekli merak ettiren bir kitaptı. Hikâye, 17. yüzyılda Fransa’da baskı gören Protestanların yola çıkmasıyla başlıyor. Ortada gizemli bir kitap var ve bu kitabın peşine düşen farklı insanlar aynı yolun yolcusu oluyor. Bu yolculuk sadece bir yerden bir yere gitmek değil, herkesin kendi derdiyle, korkusuyla ve umuduyla ilerlediği bir süreç aslında. Olaylar akıcı ilerliyor. Sürekli bir hareket var ve bu da kitabı sürükleyici kılıyor. Yol boyunca farklı karakterlerle tanışıyoruz. Veronika, yarım kalmış bir aşkla yola çıkan, ne aradığını tam bilmeyen ama umudunu kaybetmeyen biri. De Berle, zengin olmasına rağmen hayattan ne istediğini sorgulayan bir karakter. Marki, simya ile ilgilenen, daha çok bilginin ve anlamın peşinde olan biri. Gauche ise konuşamayan ama varlığıyla çok şey anlatan bir karakter. Hepsinin ortak noktası, bir şeylerin peşinden gitmeleri. Kitapta macera var. Umut duygusu çok belirgin. Aşk da var ama her şeyi belirleyen bir aşk değil, yolun bir parçası gibi. En sevdiğim tarafı da buydu; her şey dozunda ve gerçekti. Sonu ise beklediğim gibi değildi ama ben bu haliyle sevdim. Daha farklı bir final olabilirdi ama bu kitap için buna gerek yoktu. Bu hikâye böyle bitmeliydi. Çünkü anlatılan şey bir varış noktası değil, yolun kendisiydi. Olga Tokarczuk’un 2018 Nobel Edebiyat Ödülü’nü almış olması bu kitabı okuduktan sonra çok anlamlı geliyor. Anlatımı sade ama derin, karmaşık olmadan düşündürüyor. Kısacası Kitap’ın Yolcuları, akıcı, merak uyandıran ve bitince insanın içinde bir şey bırakan bir kitap. Ben gerçekten severek okudum.
1000Kitap
Kitap’ın YolcularıOlga Tokarczuk · Timaş Yayınları · 20251,071 okunma
·
255 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.