·338 syf.····Okunma: 05 Şubat 2026 14:32 Yazarın Mektup Arkadaşım kitabından sonra bi arkadaşımın önerisiyle bu kitaba da başladım ama yazar iki kitapta da bana hem feci bi ters köşe yaptı hem de kalbimi çok ama çok kırdı.Kitabın en sonunda ki epilogu yazmamış saymak istiyorum çünkü epilogdan önce ki son çok daha üzücü olmasına rağmen çok daha güzeldi benim için. İlk defa bi mutsuz sonu mutlu sona yeğledim diyebilirim.Olivia başına gelen kötü şeyler yüzünden tıkanıklık yaşayan bi yazar kendini toparlamak yazmaya geri dönebilmek için bi arkadaşının Paris te ki dairesine 3 aylığına kalmaya gidiyor ve Paris te ki ilk gününde müthiş yakışıklı karizma alfa erkek harika adam James le tanışıyor :) Birbirlerine hayatlarıyla ilgili bilgiler vermeden 3 ayı birlikte geçirmek için anlaşıyorlar ama birlikte olmaya başladıktan sonra ikisi de yaraları sırları geçmiş ve gelecekleri ile sınanıyor.Başlarına gelen bir sürü olayla başa çıkıp tam hayatlarında herşey yoluna girdi derken yazar öyle birşey yapıyor ki tüm kitabın dinamiği değişiyor kalbiniz en derin yerinden kırılıyor neden ya neden diye soruyorsunuz sonra bu değişimi kabullenip kitabın bu şekilde biteceğini düşünürken yazar epilog la bi başka ters köşe daha yapıyor. Ben kendi adıma kitabın finalini epilog öncesi saymak istiyorum. Mektup arkadaşım da kırılan kalbim Perfect Strangers de paramparça olmuş olsa da acıya doymayan bi insan olduğum için yazarın diğer kitaplarını okumaya giderken bu iki kitabı da kesinlikle okumalısınız diyorum.