İyi kitaplar arasında olduğu için okumaya başladım. Daha önce yazarın iki kitabını okumuştum. Uzun Hikaye ve Yoksulluk İçimizde bunlardan Uzun Hikayeyi çok beğendim. Hatta filmi var izlemenizi de tavsiye ederim. O yüzden konusunu bilmeden yüzde elli şans vererek çok beklentim olmadan başlamıştım. Ama en beğendiğim kitabı oldu.
Kitaba gelecek olursak; okumak çok rahat müthiş bir akıcılığı var. Bir köylü olarak kendimi, dedelerimi, babamı bulduğum bir kitap oldu. Köy hayatını anlatan bir kitap.
Kitap bir bahçe kurmak isteyen karakterin başından geçen olayları anlatıyor ve bu bir ömür sürüyor. Ömrünü bahçeye adamış bir karakter. Beyhude yere....
Karakter türlü zorluklarla mücadele ederek bir bahçe yapmış. Çocuklarına güzel bir miraz güzel bir gelecek yapmak için. Ama evlatları İstanbul'a gidip iş kurup zengin olmak ister. Köyden göçüp gidenlerin, köylerin artık yaşlılara kaldığını, yaşlıların köyde neler yaşadığını anlatmış.
Kitabı okurken içime bir hüzün de çöktü. Yeri geldi çocukluğumu, gençliğimi yaşamış gibi oldum. Karakterin yaşadıkları ne kadar uzak bir ihtimal gibi görünse de yavaş yavaş köyümün o sona doğru yaklaşacağını hissediyorum. İçime bir hüznün çökmesi belki de bundan.
Kitabın dili de çok samimi. Karşılıklı konuşmalar köyümden insanların günlük konuştuğu dilden.
Bu kitap sayesinde Mustafa Kutlu ya daha bi ısındım ve daha çok eserini okumaya karar verdim.
İyi okumalar ve bol kitaplı günler dilerim. Mustafa Kutlu