Chris Priestley'in okuduğum ikinci kitabı. Bu seriyi aslında yıllar önce rastlamıştım ama henüz küçük olduğum için almama ve okumama izin vermemişti ailem ve unutmuştum. Lise yıllarımda tekrar denk geldiğimde ise sadece
Montague Amca'nın Dehşet Hikayeleri kitabını bulabildiğim için onu okumuştum. Geçen senelerde doğum günüme hediye olarak tüm seti kendime aldığımdan beri kütüphanemde doğru anlarını bekleyerek duruyorlardı sonunda okudum. :)
Çocuklar için yazılmış korku hikayeleri olduğunu göz önünde bulundurursak bence çok çok yeterli ve güzel hikayelerle dolu bir kitap olmuş. Korku anlamında bence
Montague Amca'nın Dehşet Hikayeleri kitabındaki öyküler bir tık daha korkunç gelmişti, diğer kitabı okuyunca sıralamasını yaparım diye düşünüyorum. Kitabın korku kitabı olması yanı sıra -zaten az çok tahmin edebildiğimiz bir hüznü olması da tabii ki üzdü ama çok çok güzel bir seri korku seviyorsanız okumanızı tavsiye ederim.
Montague Amca'nın Dehşet Hikayeleri hikayelerinde konular ve temalar çeşitli olsa da bu hikayedeki korku öykülerimizin teması denizciler/denizcilik ile ilgiliydi.
Şimdi son kitabı olan
Tünelin Ağzından Dehşet Hikayeleri kitabını okumaya gidiyorum göz bebeğim yıllarca hasretini çektiğim serimi bitireceğim için hüzünlensem de okumak kitapları artık bekletmemeye çalıştığımdan hemen okuyacağım. Yoksa kütüphanemde yıllanacaklar artık iyice :) Kitapla kalınız.
Almira 215. sayfa
“Hayır,” dedi. “Başka hikaye istemiyorum. Kendimi birden çok yorgun hissetmeye başladım.”
Aynı yorgunluğu ben de hissediyordum; sanki bütün gün çok çalışmış da yorulmuştum. Uyku gözüme bir dost gibi görünüyordu, gözlerimi kapatmaktan, onun dipsiz karanlığına batmaktan mesuttum.”
Burada bitiyor kitap. ✨