10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2026 18:14
Bu kitapla tesadüfen karşılaştım. Amazon’da çok satanlarda gördüm ve hiç beklemeden bir kitapçıdan gidip aldım. Zaten Bosna Hersek’le ilgili yazılmış ne varsa, imkânım oldukça okumayı seviyorum. Bu topraklara, bu hikâyelere karşı içimde hep ayrı bir ilgi var. Saraybosna Radyosu, yazarın kendi çocukluğunun hikâyesi. 1992’de Saraybosna’da savaş başladığında Tijan Sila henüz 10 yaşında. İlk kez duyduğu patlayıcı kokusunu bir daha asla unutamıyor. Şehir alevler içindeyken, o naif çocuk da ateş altındaki bir kentte yavaş yavaş ergenliğe adım atıyor. Harabelerde dolaşıyor, kaçanların ve ölenlerin geride bıraktığı eşyaları topluyor, bulduklarını kara borsada yiyecek karşılığında takas ediyor. Bu kitabı benim için bu kadar özel kılan şey, savaşı birebir yaşamış birinin, üstelik bunu bir çocuğun gözünden anlatması oldu. Daha önce böyle bir tanıklığı bu kadar doğrudan okumamıştım. Bazı sahnelerde insan ister istemez kendi hayatını sorguluyor. Biz bugün saçma sapan şeylere dertlenirken, bundan yalnızca otuz küsur yıl önce çocukların bir çikolata için nasıl mutlu olduğunu görmek insanın içini sarsıyor. Kitapta, çocukların sakızı sevmemesi de buna çok çarpıcı bir örnek: çünkü sakız çiğnenen ama yutulmayan bir şey ve doyma hissi vermiyor. Açlığın bu kadar gerçek olduğu bir dünyada, sakız bile anlamsızlaşıyor. Bu kitap empatiyi insanın yüzüne çarpıyor. Saraybosna’ya ya da Bosna Hersek’e ilginiz olsun ya da olmasın, bence herkesin okuması gereken bir kitap. İnce, birkaç günde bitiyor ama etkisi uzun sürüyor. Altını çizdiğim, post-it’lediğim çok yer oldu. Ve kitap şu cümleyle bitiyor: “Muhtemelen hayal edemiyorsundur ama savaş hiç bitmedi.” Aradan 25 yıl geçmiş olsa bile, bir çocuğun cesetlerle karşılaşmasının, ölümü görmesinin ne kadar travmatik olduğunu anlıyorsunuz. Silahlar susmuş olabilir, çatışmalar bitmiş olabilir ama insanların zihnindeki savaş hâlâ sürüyor. Belki bugün Saraybosna’da bombalar patlamıyor ama o yıllarda çocuk olanların hafızasında savaş hiç bitmedi. Yazarın son notu da bunu çok iyi özetliyor: “Bosna’da annemle babamın nesline köklerinden koparılmış deniyor. Ama benim neslimin lakabı yok. Biz unutulanlarız. Bu kitabı unutulmaya karşı koymak için yazdım.” O yüzden: unutmayalım, unutturmayalım. Ben çok etkilendim ve herkese içtenlikle tavsiye ediyorum. Tijan Sila Saraybosna Radyosu
1000Kitap
Saraybosna RadyosuTijan Sila · Siren Yayınları · 2025750 okunma
·
28 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.