Gönderi

Gökçen I - II | Loresima | İnceleme
3/10
·528 syf.··
2026 3. kitabı
Gökçen Gökçen 2 Loresima Herkese kucak dolusu günaydınlarrr! Uzun zaman sonra ben geldim yine. Öğretmen olma işim vardı, onu hallettim. :)) Artık resmen öğretmeniz, vay be... Bu hep bir hayal olarak kalacak sanırken şimdi bir haftadır öğrencilerimle derslere giriyor onlara etkinlikler düşünüyorum. Neyse konumuz bu değil elbet. Gökeçn 1 ve Gökçen 2 konuşacağız. Tazecik bir öğretmen adayı olarak şunu söylemem gerekir ki ben öyle ağır klasikler okuyup sonra dönüp de Wattpad kitaplarını köküne kadar eleştirmem. Bence edebiyat her dönemde eleştirilen, bir kesim tarafından hep yerilen bir sanattır ve herkesin zevki farklıdır. Bizim bugün övdüğümüz Suç ve Ceza, Sefiller, Çalıkuşu, Kürk Mantolu Madonna gibi romanlar da eminim ki ilk yazılırken yeriliyordu. O sebeple Wattpad kitaplarının yerilmesi de haklı ama aynı zaman da haksız. Küçükken kitap okumayı sevmeyen birisi olarak beni bu edebiyat dünyasına atan Wattpad oldu. Bu yüzden Wattpad dünyasının külliyen saçmalık, edebiyattan uzak olduğunu düşünemeyiz. Binlerce genci kitaplara bağladı ve bağlamaya da devam eden bir uygulama. Fakat şunu da belirtmeliyim ki Wattpad biraz kalitesini yitiriyor. Okuma almak için yazılan kitaplardaki smut içerikler asla ama asla bir edebiyat veya sanat olamaz. Her şeyin üslubu olduğu gibi romantizm kitaplarının da bir adabı ve üslubu olmalı. Toplumsal yozlaşmayı tetiklemeye başladı yazılan her bir satır zira bir kadının erkeğe köle olduğu, cinsel bir obje olarak objeleştirildiği bir dünyaya dönüştü bu Wattpad ama dünya böyle bir yer değil. Kadınlar hele, hiç! Pekala bu romanla denk düşme serüvenime gelecek olursak elbette sosyal medya ve askeri kurgulara olan aşkım. Kaç yaşına gelirsem geleyim askeri kurguları çok seviyorum ve okuyorum, bunu kimse yeremez de eleştiremez de bana kalırsa. Dediğim gibi edebiyat herkese aynı hitap etmez bazı istisnai durumlar dışında. Gökçen dört kitaplık bir seri ve ben alırken üç kitaptı. Üçünü de askeri kurgu diye aldım fakat smut içerik olunca elim varmadı, okumadım uzunca bir süre. Sonra kafamın yoğun olduğu şu dönemlerde okumaya meylettim, sahneleri geçeriz vs diyerek elime aldım. Kitabın konusuna değinerek başlıyorum. Gökçen ve Murathan çocukluk arkadaşıdır. Babaları da askerdir. Aile dostlarının çocukları anlayacağınız. Lojmanda geçen altı senelik bir çocukluk var. Bu çocuklar bildiğiniz durmadan kavga eden, birbirleriyle oyunlar oynayan, çocukluklarını birlikte geçiren iki velet ama babalarının şehit düşmesiyle birlikte her şey dağılır. Murathan 9 yaşındayken Adana'ya, Gökçen de 6 yaşındayken İzmir'e döner. Aileler dağılır ve 20 yıl sonra Gökçen doktor olarak Silopi'ye atanır. Oraya gittiğinde de çocukluk arkadaşı ve artık Kıdemli Üsteğmen Murathan Karakurt olan Kepçük'le denk düşer. Eski kapatılan defterler, şehitlikler bir bir hafızalara düşerken ikili arasında çocukluktan doğan aşk alevlenir. Birinci kitap komedi dolu bir kitaptı. Dramatik sahne çok da yoktu. Karakterleri tanımamız için yazılmış bir giriş kitabıydı. Akıcı bir dili vardı fakat eleştireceğim tek nokta betimlemeler oldukça az, edebiyat neredeyse hiç yoktu. Sürekli bir WhatsApp konuşması okuyormuşum hissine kapılıyordum. Yani diyaloglar arasında bazen hisler geçmeliydi ama yoktu, nasıl anlatsam ne uzun ne de kısa yerinde bir edebiyat göremedim. Gökçen'in kendi iç sesi çok küfürbazdı zaten. Yani herkes hayatta düzgün konuşmuyor anladım da bir kitapta da bir karakterin kendi hayatını anlatışı ancak bu kadar edebiyattan kopuk, küfürlerle olur. Özellikle eleştireceğim bir diğer nokta kitapta Murathan'ın 20 yıldır görmediği çocukluk arkadaşını 20 yıl sonra fotoğraftan görüp göğüslerinin 90 beden olduğunu düşünmesi... Arkadaşlar kim çocukluk arkadaşının fotoğrafına bakıp böyle düşünür merak ediyorum? Benim de var çocukluk arkadaşım, hala da görüşürüm, karşı cinstir ama bilemedim... Onun beden ölçüleri, tipi... Yani bir aşık olduktan sonra düşün bir zahmet diye düşündüm açıkçası. Bana kalırsa birinci kitapta biraz olaylar gelişebilirdi ama gelişmedi. Çok hızlı bitirdim dediğim gibi ve smut yoktu. İkinci kitaba geçtiğimde ise tek bir olay örgüsü 500 sayfaya yayılmıştı. Üstelik bir adet smut sahne vardı ki ciddi manada romantizme sert bir geçiş vardı. Bakın, romantizm severim ama yumuşak geçişlerle bu kitaplar okutulur gibime geliyor. Bilemedim. Ben bir anda kendimi Murathan ve Gökçen'i acayip yakın bir sahnede buldum. Şimdi buna ne gerek vardı? Bu çocuklarımızı bir anda aşık etti yazar, bir dur. Gökçen'e dair eleştireceğim en büyük ama en büyük nokta ise Gökçen karakterinin mesleğine dair çok az şey okumamız. Kadın doktor ama ben Gökçen'in doktorluğunu çok da okuduğumuz bir sahne göremedim. Valla açıkçası, abartmıyorum ikinci kitapta bir Murathan'ı mesleğine hayran bıraktığı bir an bekledim ama yoktu. Murathan yoktu ortada daha doğrusu. İkinci kitap bire göre daha iyiydi ama yine anlatımda sıkıntılar vardı. Hani sürekli gitti, geldi, yaptı, etti gibi fiil cümlelerinden başka bir şey yoktu. His yoktu yani. Ali ile Ela el ele gibi bir havası var kitabın. Dili acayip basit ve cümleler çok düz. Hani gidip bir Sümeyye Demirkan (örneğin) okuyup dönüp böyle basit dil okuyamıyorsunuz. Bir diğer nokta ise şu yan karakterlere sayfalar ayrılmış. Yahu yan karakter adı üstünde. Başrol gibi dört beş sayfa herkesin ilişkisini okuyoruz. Bir de son olarak Gökçen ve Murathan'ın geçmiş sahneleri çok ama çok fazla. Acayip fazla. Ne gerek var bu kadar çocukluk sahnesine? Hani bildiğimiz çocukluk işte, olay yok bir şey yok... Ben çocukluk sahnelerini de yüzeysel okudum açıkçası zira dediğim gibi geleceği etkileyen bir olay yok. Son olarak kitap detaylıca yazılmış bir askeri kurgu evet. Silah isimleri, askeri terimler... Göze batmıyor ve askeri bir kurgu olduğunu hissettiriyor. Dilin daha yerine oturması gerektiğini düşünüyorum ben sadece. Yaş sınırı getirilmeli ayrıca. Abartısız 18 yaş sınırı olmalı. Bu kitabı 16 yaşındaki liseli birine öneremem ben. Acayip küfürler var. Bu açıdan keşke sınırlamalar olsa ama maalesef... Edebiyatın içinde bu kadar küfrün yeri yok diye biliyorum. Benim Gökçen hakkındaki yorumlarım bu kadar. Üçüncü ve dördüncü kitabı da okuyunca ayrıca bir inceleme yapacağım. Kafa dağıtmak istiyorsanız okuyun ama para verip alınır mı? Ben biraz pişman oldum açıkçası. Daha fazla şey beklediğimi fark ettim ama yoktu. Kitap okuma alışkanlığı da kazandırır ama yaş sınırı... Yaş sınırı önemli. Herkese sağlıklı mutlu günler diliyorum. :)) Yeni kitap incelemelerinde görüşmek dileğiyle. Kendinize iyi bakınnn!
Alıntı
GökçenLoresima · Ephesus Yayınları · 20237,6bin okunma
·
199 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.