·500 syf.··Beğendi
···Okunma: 06 Şubat 2026 02:12 Sema Soykan’ın Keşke adlı romanı, tarih ile kurguyu çok güzel harmanlayan etkileyici bir kitap. Okurken kendimi adeta bir günlüğün sayfalarını çeviriyormuş gibi hissettim. Fikret’in cezaevinde yaşadıkları, vicdanı ve merhameti uğruna vazgeçtiği sevgisi ama yine de bir gün sevdiğine kavuşma umudu insanın içine dokunuyor.
Kitapta Türkiye’de köy enstitülerinin kuruluşu, bu süreçte verilen emekler, sonrasında siyasetin işin içine girmesi ve köy eğitimine kadar uzanan değişimler de anlatılıyor. Eğitimin ne kadar önemli olduğunu, özellikle kadınların birçok yerde nasıl engellendiğini görmek insanı düşündürüyor.
Romanın içinde pek çok tesadüf, yer yer tarihî bilgiler, yer yer çok insani duygular var; bu da hikâyenin akışında kaybolmanızı sağlıyor. Ben bu kitabı okurken yavaş yavaş, sindire sindire okudum. Özellikle tarihî kısımlar, geçmişten bugüne yanlış bildiğimiz pek çok konuda adeta ışık tutuyor.
Kısacası, okurken tadına doyamadığım ve bir süre sonra tekrar okumak isteyeceğimi düşündüğüm, gerçekten çok güzel bir kitaptı.