Puan vermedi·88 syf.··Beğendi
···Okunma: 07 Şubat 2026 15:47 Başlığına yazdığım alıntıyı zaten bir kaç hafta önce burada bir iletime de yazmıştım sırf bu nedenle bile bağ kurması çok kolay oldu. İnce bir kitap istesem bir kaç saatte biterdi ama eseri ve duyguyu hissetme açısından yapılabiliyorsa bir haftada okunmalı bence. Bana hissettirdiği duyguları kelimelere nasıl dökeceğimi bilmiyorum, ıssız bir koyda girilen denizden çıkıp bir taşta oturmak ve dalgaları izlemek gibiydi, ya da arabayla yapılan yolculukta camı açıp o yüze vuran hafif esintiyle nedensizce gelen titreme gibi, bazı sayfalarında hiç gitmediğim Japonya’nın karla kaplı eteklerini bile izlettirdi bana. Ağlaya ağlaya, olayın yazarın hayatından esinlendiğini bilerek ve bu bilinci çaresizce sayfaları çevirirken içime atarak, sonunu hem benim, hem de karakterin bildiği gerçeğiyle yüzleşerek bitirdim. Böyle bir konunun içimi nasıl yumuşattığını bilmiyorjm ama bitirdiğimde hafif ve uçarcasına raftaki yerine geri koydum ve üzüntümü durdurmak için bu incelemeyi yazmaya başladım.
Doksan sayfa bile olmayan eserin her tarafı işaretli ve işaretlediğim kısımlar tek cümlelik değil neredeyse hepsi paragraf şeklinde. Bana hissettirdiklerini ve bende bıraktığı etkiyi daha fazla yazıya dökemiyorum. Sadece çok güzeldi ve çok gerçekti.
Bu kadar güzel bir gökyüzü, ancak böyle rüzgârlı, soğuk bir günde görülebilir, değil mi?