·320 syf.····Okunma: 07 Şubat 2026 17:52 Hayat öyle bir şeydir ki bazen yıllarca göz önünde olan bir şeyi sonradan fark edersiniz. Hayatın rutin içinde geçerken içinde kopan tüm fırtınalar bir anda dışarı dökülmeye başlar. İşte kitabımızda da aslında olan bu.
Ana karakterimiz Korin 12. yunan tanrısı Hermès ile başlayan ani aydınlanma sonrası kendini bulunduğu yerden kopma noktasına getiren bir farkındalık yaşar.
Korin çalıştığı iş yeri olan arşivde bulduğu belgelerin arasında farklı bir metin bulur. Metni okuduktan sonra da yaşam ve ölüm hakkında kararlara varır. Bu metni layık olan yere yani ebediyete ulaştırması gerektiğini anlayarak hayatını buna adar. Hayatının kocaman bir hiç olduğunu aniden fark eder ve ölmeye karar verir ama ölmeden önce amacını gerçekleştirmek ister.
Hikayenin kurgusu akıcı şekilde yazılmış olmasına rağmen bilinç akışı tekniği ile yazıldığı için içeriği takip etmek zorlaştırabilir. Hikaye dış gözlemci tarafından farklı geçmiş zamanlar kullanılarak yazılmış. Ana karakter başkalarının ağzından di’li geçmiş zamanda anlatılırken, karakterimiz hikayesini anlatırken ise masal gibi miş’li geçmiş zaman kullanıyor. Kitap içinde kitap kitap anlatımı mevcut. Sevgili yazarımız tekniği öyle iyi kullanmış ki cümleler çok uzun olmasına rağmen asla arada bağlantı kopukluğu yaşatmıyor. Fakat sonlara doğru da tıpkı baş karakterimiz kendisinin içindeki psikolojik etkilerinin açığa çıkması gibi hikaye de gizeme bürünüyor, anlaşılmasını zorlaştırıyor.
Eğer biliçakışı tekniğine alışık değilseniz çok zorlayan bir kitap. Ama biraz okuduktan sonra uyum sağlamak kolaylaşıyor. Sadece yazar gerçekten kendini kanıtlamak isteyerek yazdığı bu kitabı bu kadar zorlaştırmasına da gerek var mıydı bilemiyorum tabi orası bana biraz fazla kasıntı geldi. Bu kitapta hikayeden çok teknik kendini gösteriyor. Yine de genel olarak beğendiğim bir kitap oldu. Tavsiye ederim. Size farklı bir bakış açısı sunacaktır. Kitapla kalın.