·417 syf.··Beğendi
···Okunma: 07 Şubat 2026 19:00 Bundan beş altı yıl önce Ay Günlükleri serisinin ilk üç kitabını okumuştum ama sonra seriyi çok beğendiğim halde devam etmemiştim. Şimdi ise tekrar başladım ve ilk kitabı neredeyse hiç unutmamama rağmen çok hızlı ve heyecanla okudum. Kitap konusu ve karakterlerin yazılışı itibariyle ilk andan sizi içine çekiyor ve hızla okutuyor.
Konusundan bahsedecek olursak Cinder bir mekanik ustası ve aynı zamanda sayborg. Sayborgların vücutlarının bir kısmı demir uzuvlardan oluşuyor bu durumda halk arasında dışlanmalarına sebep oluyor. Doğu Ulusları Topluğuğunda sayborglar insanlardan daha alt mevkiye konuluyor ve vasisi olan kişiler tarafından köle olarak kullanılmaya veya ölümcül veba salgınında para karşılığı denek olarak olarak kullanılmasına sebep oluyor.
Cinder ünlü bir mekanik ustası bu yüzden ülkenin prensi Prens Kai ondan androidini tamir etmesini istiyor. Böylece prensle tanışıyorlar. Bunla eş zamanlı olarak üvey kardeşinin vebaya yakalanmasından sorumlu tutularak üvey annesi Adri tarafından vebaya karşı denek olarak teslim ediliyor. Burada asıl kimliğini öğreniyor. Ama bu kimliğini herkesten başta da dünyaya Prensle evlenmek için gelen zalim Kraliçe Levana'dan saklaması lazım.
Kitapta Cinder, Iko ve Doktor Erland karakterleri çok hoşuma gitti. Prens Kai karakteri başta hoşuma gitse de sayborglara önyargısı hoş değildi.