Puan vermedi·153 syf.····Okunma: 08 Şubat 2026 00:43 Altay Cemirci’nin Öğrenmeyi Öğrenmek adlı kitabında hem katıldığım hem de katılmadığım noktalar oldu. Kitap genel olarak öğrenmenin temelinde deneyim ve müşahedenin yattığını savunuyor ve bunu; sakin düşünmek, konuşmak ve yazmak, kitap ve kaynak seçimi, zaman yönetimi ve akademik hayat gibi başlıklar altında ele alıyor. Bu yönüyle özellikle öğrenmeye yeni başlayanlar için açık, sade ve pratik bir el kitabı niteliğinde.
Ancak kitapta bana hitap etmeyen önemli bir nokta var. Yazar, insanın sürekli yeni şeyler öğrenmesi gerektiğini; öğrenmeyi bıraktığında ise başkalarının gözünde saygınlığının ve prestijinin azalacağını ima ediyor. Bu görüşe katılmıyorum. Elbette insan beşikten mezara kadar öğrenmelidir; fakat bu her zaman aktarım için olmaz.
Bir insanın kendini dinletebilmesi her zaman yeni şeyler öğrenmesiyle, yeni kelimeler kullanmasıyla ya da yeni konulardan bahsetmesiyle ilgili değildir bana göre. Zamanında kendini iyi yetiştirmiş, sonrasında daha sakin ve içe dönük bir hayat seçmiş biri de; üslubuyla, duruşuyla, sakinliğiyle ve bildiğini aktarma biçimiyle son derece etkileyici olabilir. Bana göre mesele bilginin miktarından çok, bilginin nasıl aktarıldığıdır. Bu noktada yazarla net biçimde ayrılıyorum.
Ayrıca bazı bölümlerde yazarın kendisini fazlaca övdüğünü hissettim. Her ne kadar sık sık “bence” diyerek bunun kişisel bir bakış açısı olduğunu belirtse de, bu “bence”lerin içinde hafifte olsa kibirli bir uslup sezdim. Bu rahatsız edici. Gerçi evet, yazar en başta, herkesin mizacının farklı olduğunu ve yazdıklarının herkese uymayabileceğini açıkça söylüyor.
Öte yandan kitabın birçok yerinde yazarın mizacını kendime yakın buldum. Belki de bu yüzden katılmadığım noktaları daha net fark ettim.
Sonuç olarak Öğrenmeyi Öğrenmek, özellikle öğrenme yolculuğunun başındaki kişiler için faydalı bir kitap. En azından ilk dört bölümünün, bu yola yeni çıkanlara ciddi katkı sağlayacağını düşünüyorum.