Kitabın sonundayım, bitmek üzere. Başta bilimkurgu gibi düşünüp çok sıcak yaklaşmamıştım ancak yanıltıcı bir imajmış.
Kitapta o kadar çok felsefi çıkarım ve hayata dair sorgu var ki bazı yerlerde durup dakikalarca düşünmek zorunda hissettiriyor.
10 ayrı hikaye var, biraz Black-Mirror dizisi bölümleri gibi hissettiriyor,
Başta ne olduğunu anlamadığınız bir merak ortamı, sonra olaylar karmaşıklaşıyor ve sonunda beklemediğiniz ters köşelerle sizi şaşırtıyor.
Yerli bir yazardan beklemediğim tarzda enteresanlıklarla dolu. Alıntı yapılacak çok fazla pasaj var, hatta çoğu zaman "keşke kısa hikayeler değil de her biri ayrı kitap olsaymış" dedirtiyor, hikayeden çıkmak istemiyorsunuz, bitmesini istemiyorsunuz, bitince üzülüyorsunuz.
Bazı kısımlar cesur bile sayılabilir, örneğin "Şeytanla Söyleşi" bölümünde şeytanın kendi tarafından olayları anlattığı kısım öyle ikna edici ki dinlerken hak verip inancınızı sorgular hale geliyorsunuz.
Özellikle "Sarmal" hikayesini çok sevdim, zamanda yolculuk yapan adamın sevdiği kadın ölünce azraile kafa tuttuğu anlar çok keyifli ve zekice işlenmişti.
Şiddetle tavsiye ediyorum. Çağlar Kulaksız