Bir koy ve koyda insanların birbirine ilmek gibi bağlanması. “Başka tercihlerle başka hayatlar yaşasaydık nasıl olurdu?”, “Tercih etmediklerimizde aklımızın kalması onun bizim için iyi tercih olabileceğini mi gösterir?”, “Hiç ummadığımız yerde bir yabancıdan kararsızlığımızın cevabını bulabilir miyiz?” Gibi gibi bir çok soruyu yanıtlayan, üç kendine has ama birbirlerine bağlı kişilerin kendi dünya katmanlarını anlatan tatlı, kısa, güzel, şiirsel bir okuma. Bir çırpıda akıp gidiyor. Karakterlerin denizle ilişkisiyle denize girme özlemini depreştiriyor. İki kulaç atıp kolayca kendi denizimize çekilebileceğimiz günlere…
Alıntı:
“Konuşurken suya dalmanın iletişimi ne kadar kolaylaştırdığını düşünüyorum. Karşındakinin ettiği lafın anlamını düşünüp tesirini tartarken onun yüzüne bakmak zorunda olmamanın, dev bir su kütlesinin ortasında yalnız olmanın, cevap vermek için sudan çıkmasını beklemenin, bu sırada ne diyeceğine iyice karar verebilmenin ne büyük bir nimet olduğunu fark ediyorum. İnsan önemli görüşmelerini denizde yapmalı diyorum içimden.”
Melisa Kesmez’e teşekkürler.