·472 syf.····Okunma: 09 Şubat 2026 02:54 Ayfer Tunç – Yeşil Peri Gecesi | SPOLİER
Yeşil Peri Gecesi, 464 sayfa olmasına rağmen altı günde bitirdiğim, şaşırtıcı derecede akıcı bir roman oldu. Ayfer Tunç’un Kapak Kızı serisine ait bir kitap ve Kapak Kızı’nda tanıdığımız Şebnem’in hayatını merkeze alıyor. Devam kitabı niteliğinde olsa da, Kapak Kızı okunmadan da rahatlıkla okunabilecek bir roman; anlam bütünlüğünde ciddi bir eksiklik oluşmuyor.
Ayfer Tunç’un anlatımı her zamanki gibi güçlü ve sarsıcı. Roman boyunca ana hikâyeye eşlik eden şiirler, şarkı sözleri ve alıntılar öylesine yerli yerinde kullanılmış ki, okurken insanın içinden bir şiir kitabına sarılmak geliyor. Bu yönüyle kitap, yalnızca bir roman değil; edebiyatın farklı damarlarına da göz kırpan bir metin.
Romanın merkezindeki Şebnem, hayatı en başından itibaren zor bir kadın. Güzel başlayan çocukluğu, mühendis babasının geçirdiği kaza sonucu kolunu kaybetmesiyle paramparça oluyor. Ardından annesinin (Şebnem’in anlatımıyla “dünya güzeli” olan annesinin) amcası Süleyman Bey ile yaşadığı ilişki, babanın içine kapanması, annenin farklı adamlarla evlilikleri ve ilişkileri… Şebnem’in yatılı okullarda büyümesi, savrulması, hayata tutunmaya çalışması, babasına bakması ve giderek hayattan nefret eder hale gelmesi, roman boyunca katman katman işleniyor.
Şebnem’in herkesi cezalandırmak istercesine bir dergi kapağına çıplak pozlar vermesi, o dergi sayesinde kurduğu dostluklar (özellikle Gün karakterin ölümü anlatılırken gözyaşlarımı tutamadım), Osman’la bu çevre aracılığıyla tanışması ve evlenmesi… Osman; zengin, duyarsız, kendini hiç geliştirmemiş, hayatındaki her sorunu görmezden gelen halının altına süpüren böylelikle keyfini hiç kaçırmayan parası oldukça mutlu olan bir adam olarak karşımıza çıkıyor.
Bir de Osman’ın kardeşi Teoman var. Kitaptaki tanımıyla “tam bir felaket.” Para ve hırs uğruna Şebnem’i, akrabalık bağı kurulacak UluçMüdür ile yatmaya zorlaması, romanın en rahatsız edici ama aynı zamanda en çarpıcı bölümlerinden biri. Şebnem’in, yaşadığı her şeyin intikamını son derece gerçek ve sansürlü bir video ile “cümle âlemden” alması ise hem sarsıcı hem de düşündürücü bir final hissi yaratıyor.
Ve Ali… Şebnem’in deliler gibi sevdiği, kendinden yaşça büyük, hayatla ölüm arasında sıkışmış, hep Araf’ta kalan o adam. Hayatın anlamını bir türlü kavrayamayan, Şebnem’in olgunlaşması için (ya da belki kendi korkularından dolayı) onu terk edip Paris’e giden, sonra bir tesadüfle yeniden karşısına çıkan Ali. Romanın sonunda ikisinin de mutlu mu mutsuz mu olduğundan emin olamasak da, içlerinde küçük de olsa bir umutla hayata tutunduklarını görmek insana iyi geliyor.
Yeşil Peri Gecesi, kadınlık, travma, intikam, aşk ve yalnızlık üzerine sert ama çok edebi bir roman. Ayfer Tunç’un diliyle birleşince, insanın zihninde uzun süre kalan, kolay kolay unutulmayan bir hikâyeye dönüşüyor.
Benim için fazlasıyla etkileyici ve çok sevdiğim bir kitap oldu.
Ha bir de Vatuş, Gün karakterlerini çok sevdim kitap boyunca.