Ya ben inançlı bir insan olduğumdan bazı karakterlerin yaşadıkları acılara üzülemiyorum çünkü biraz Allah inancı olsa, bu kadar isyankar olmasa travma olmayacak meselelerde o kadar abartıyorlar ki 💆🏻♀️ Burada bunu yazmamın nedenini anlatayım, kitapta şeytanın sol bacağı bir karakter var. Geçmişte bir kız çocuğuna hamile ve iki erkek çocuktan sonra bir kız çocuk çok isteyen bir kadın. Normalde olması gerekenden bir hafta on gün kadar önce sancılanıyor ve hastaneye kaldırılıyor. Doğum yaptığı ve çok fazla kan kaybettiği haberi geliyor, kan lazım diye kadının babasını arıyorlar. Babası hastaneye gidecekken kadının küçük oğlu da (7 yaşında) gitmek istiyor annesinin yanına ve yolda trafik kazası geçirip ikisi de ölüyor. Kadın da bu iki ölümü doğurduğu kız çocuğunun sırtına yüklüyor. Bir defa bile emzirmiyor, yüzüne bakmıyor, küçücük bebeğin ağlama sesine bile tahammül edemiyor. Yaşanan tüm uğursuzluktan onu sorumlu tutuyor vs. Şimdi bu lohusa bir kadın için yine anlaşılabilir. Ölen küçük oğluna çok üzülüyor ve üzüntüden düşündükleri de bana ‘inançlı olsa gönlü daha rahat olurdu, bu kadar tükenmezdi belki’ diye düşünüyor AMA tekrar ediyorum bu yine çok üzücü bir durum olduğu için görmezden gelinebilir ama ON SEKİZ sene geçiyor ve on sekiz senenin bir gününde bile annelik yapmıyor doğurduğu kıza ve insanlıktan çıkıyor resmen ona karşı (kızı on sekizine bastığı gibi onu tac*z eden bir köpekle evlendirmek istiyor, sırf artık evden gitsin diye, bile bile) hani biraz Allah inancı ve mantıklı düşünme olsa -ki bilimsel düşünce bile yeter yani çünkü çocuğu sen doğuruyorsun onun erken doğması senin vücudunla alakalı bir durum hani. Ama ne ecel kavramı, ne cennet ve ahiret inancı ne de hamd ve şükür var YOK I IH yani. Neyse bi içimi döktüm iyi geldi