Yazarı daha önce okumadım. Edebiyatla ilgili çoğu kaynakta daha geri planda olan bir yazar olduğu için tanımak istedim biraz. Eser sadece anılarını anlatmıyor aynı zamanda da o dönemin siyasi ortamı hakkında bilgi veriyor. Anıların hepsi çeviri eserlerin nasıl yapıldığı, hayran olduğu yazarlar, yayın ve sansür organlarının nasıl çalıştığıni gozler önüne sererken, o dönemle ilgili enteresan detayları da içermektedir. Örneğin Abdülhamit'in burnuna gönderme olabileceğini düşündukleri için yazarların burun kelimesini kullanmaktan kaçınmaları gibi ya da tahtakurusu kelimesi tahtı kurusun ile yakın sesletimli olduğu için gazetelerin vs. Yazmaktan çekindiği detaylari da dikkatimi çekti okurken.
Bütün bu anlatılanların yanı sıra o dönem gazetelerdeki Osmanlı Türkçesi kaynaklı yazım ve anlam hatalarının gazetelerin kapatılmasına sebep olması ve bu noktada Latin harflerinin getirdiği yenilikçi tavrın ortaya konması da dikkatimi çeken bir nokta oldu. Eserin dili olabildiğince sade olarak basılmış. Eserin yarısi dipnotlardan oluşuyor neredeyse bahsi geçen bütün eserlerin içeriklerine kadar açıklanmış. Hiç edebiyatla ilgisi olmayan bir insanın bile rahatlıkla okuyup anlayabileceği bir eser doğrusu.