Çıktığından hatta bizde çıkmadan önceden beri merak ettiğim bir kitaptı, okuması bu zamanaymış. Dark okuyucuların seveceği türde bir kitap zira elinden bırakamıyosun öyle akıyo, sarıyo seni. Kitabı sevdim baya hem de, ama sonu beni çok tatmin etmedi açıkçası gjejsjfjhdjs yesilçam sonu gibi bişi oldu, neydi o öyle.
Favori karakterim Bones kesinlikle. Kitap tam bir nefretten aşka kitabıydı, askeri kurguda bunu güzel yansıtmışlardı.
Nell; yaşadıkları bir saldırıda aralarında ilişkisi olduğu komutanıyla beraber tüm ekip arkadaşlarını kaybeder ve Riot ekibinden hayatta kalan bir asker olarak başka bir ekip için görevlendirilir. Amacı, onu bırakıp gitmesini söyleyen komutanının intikamını almaktır. Çünkü ortada dönen bir şeyler vardır. Yeni görev yerine giderken de uçakta ikiz kardeşlerle tanışır, Bones ve Eren. Yeni ekip arkadaşı olduğunu bilmeden de Bones'la ateşli bir gece geçirirler.
Yeni ekipte Nell çok sevilmez, nedeni de saldırıya uğrayan Bones'a yardım için gelecek Riot ekibinin hiçbirinin gelmemesidir. Kimse gelmediği için yakın arkadaşını kaybeden Bones, psikolojik olarak çok etkilenir herkesin öldüğü Riot ekibinden sağ kalan Nell'e de bu sebeple kimse güvenmiyodur. Nell'in timden ayrılıp, gitmesi için elinden geleni yapar Bones, ancak asker olarak çok başarılı olan Nell, kolay pes edecek biri değildir. Onun azmi ya da ekibine alışıp artık güvenlerini de kazanması, aldığı yaralara rağmen devam etmesi ve Bones'la geçirdiği zamanlar daha da yakınlaşmalarına sebep olur.
Yalnız sonlara doğru güzel bir ters köşeyle beraber bir takım hazımsızlıklar yaşatıyor yazar bizlere ve verilen kararlar üzerine aradan geçen onca yıl.
İnanın o hazımsızlık dediğim kısımlarda da tüm duyguları yaşıyorsunuz; aşk, acı, intikam, çaresizlik, iğrençlik, kıskançlık hepsi...
Dediğim gibi kitabı genelinde sevdim, türü sevenlere tavsiyemdir.