·144 syf.····Okunma: 08 Şubat 2026 00:00 Bu kitap için okuduğum en iyi hediye kitabı diyebilirim. Konuşmalarına, yazılarına hayran kaldığım; fikirleriyle, inancıyla, maneviyatıyla benim için çok değerli olan Saadettin Ökten’in sohbetine yer verilmesi bile kitabın mükemmel olduğunu anlamama yetti. Kitabı da hayran kala kala okudum. Kalbim ışıldı resmen :) Aynı şekilde Kemal Sayar da sohbete dâhil olarak muhteşem dokunuşlar yapıyordu. Muhteşem bir ortam, çok kaliteli insanlar...
Kitabı okurken sanki Saadettin Ökten’in sesini işitir gibi hissediyordum. Videolarını sıkça dinlediğim için olsa gerek :) O kadar samimi, o kadar içten ki söyledikleri... Üç kişi oturmuş sohbet ediyormuş da ben de yanlarında oturup onları izliyormuşum gibi hissettim. Okurken o kadar etkileniyordum ki yazılanlardan, Saadettin Öktenrüyalarıma bile girdi :)
“Kitap okuyorum ama aklımda bir şey kalmıyor, unutuyorum.” diye serzenişte bulunanlara çok güzel bir cevap var kitapta:
“Büyüklerimiz derdi ki: ‘Bir kitap okudunuz ve aklınızda sadece iki cümle kaldı. Zaten maksat oydu.’ O kitabın okunmasındaki maksat, o iki cümlenin akılda kalmasıdır.” Bir yazarın sözü aklıma geldi. Bazı insanlar, okudukları kitaplardan cümle bile hatırlayamadıklarını söyler. O yazar da şöyle cevap verir:
“Bir portakal yediğinizde içindeki vitamini hatırlıyor musunuz?”
Aslında biz kitaptan, yolculuktan ya da insandan bir ruh, bir öz alıyoruz. Onlar yavaş yavaş bizi şekillendiriyor."
Eski insanlardaki hassasiyet, düşünme ve merhamete hayranım resmen:
“Eskiler, bir ağacı kesmeye gittiklerinde baltayı saklarlardı ki ağaç görüp üzülmesin.”
“Kur’an ile bir yolculuk yaşıyorsanız, adeta hayatın içinde bir hatm-i şerif sürdürüyorsunuz demektir.”
Kesinlikle okunmayı hak eden muhteşem bir kitap.
Keyifli okumalar dilerim.