Sanırım bugüne kadar okuduğum en tuhaf, en akıl kurcalayan ve en 'ne okuyorum ben az önce?' dedirten kitaba hoş geldiniz: Night Vale'e Kasabası'na Hoş Geldiniz.
Bu kasabada o kadar garip ki her an her şeyle karşılaşabilirsiniz. Örneğin yüzünü gördükten sonra kimsenin hatırlamadığı bir adam, şekilden şekle girebilen bir çocuk, her şeyi 11 dolara rehin alan bir kız, var olmayan ama varlıkları da olan melekler... Bir noktadan sonra siz de bunları normal karşılamaya başlıyorsunuz. Hatta kitapta akla yatkın bir şey bulunca da şaşırıyorsunuz. Yazarların bu 'saçma' olanı 'gerçek' gibi anlatma yeteneği büyüleyici.
Kitabımız taba ceketli bir adamın kasabaya gelmesi ve rehin dükkanındaki Jackie'ye üstünde "King City" yazılı bir kağıdı rehin bırakması ile başlıyor. Ama bu sadece hikayenin bir bölümü. Diğer yanda ise çalıştığı ofiste aslında var olan ama bir anda var olmayan bir adamı aramaya başlayan Diana var. İkisinin hikayesi bir noktada "King City" ve bir kişide "Troy" kesişiyor. Sıradan hikayelerden sıkıldıysanız, biraz absürt edebiyat seviyorsanız ve 'gerçeklik algımla biraz oynansın' diyorsanız, bu kitap tam size göre.