Puan vermedi·333 syf.··
2026 29. kitabı
Bugün sizleri maziye götürecek bir kitapla geldim. @ogunburakaydiner ’in yazdığı “Bir Kuleli Hikayesi”. 1979’un akasya kokulu sokaklarında başlayan bu hikâye, yalnızca geçmişe bir yolculuk değil, kalbimizin en sessiz köşesinde sakladığımız anılara uzanan bir köprü gibiydi. Kitabın merkezinde emekli asker Mustafa Albay var; kırk beş yıl önce ansızın kaybolmuş bir aşkı hâlâ boğazında bir ur gibi taşırken, eski bir kitabın arasından çıkan bir fotoğrafla geçmişin gölgeleri bir anda canlanıyor. İstanbul’un sokaklarında adım adım yürürken ben de Mustafa ile birlikte vicdan ve aşk arasında sürekli gidip geldim, bazen de hafifçe tebessüm ettim. Bu roman bana zamanın sadece bir sayı olmadığını, anıların ise silinmediğini hatırlattı. Zamanın akışı içinde kaybolmuş gibi görünen duyguların, doğru bir anda bir fotoğrafla nasıl yeniden doğabileceğini gördüm. Mustafa’nın iç hesaplaşması, sadakat ile kaybetme korkusunun arasında yükselen o içsel savaş, okurken benim de kendi kalbimdeki eski izlerle yüzleşmeme neden oldu. Yazarın dili o kadar sıcak ve samimi ki, her cümlede yılların ağırlığını hissediyorsunuz; sanki yıllar sonra bulduğunuz eski bir mektubu okuyormuşsunuz gibi… Kitabın beni en çok etkileyen yanı, sadece bir aşk hikâyesi anlatması değil; aynı zamanda zamanın, hafızanın ve vicdanın ince dokusunu gözler önüne sererek okuru kendi geçmişiyle yüzleştirmesi oldu. Her sayfa, İstanbul’un hafif hüzünlü bir yaz akşamı gibi üzerime çöktü ve ben kapattığımda derin bir iç çekişle birlikte bu hikâyeyi uzun süre unutamayacağımı hissettim. Bir Kuleli Hikâyesi, tutkunun, pişmanlığın ve umudun izini süren, kalbinde hâlâ bir şeyleri saklayan herkese seslenen bir yolculuk… İyilikle ve kitapla kalın.
Bir Kuleli HikâyesiOgün Burak Aydıner · İkinci Adam Yayınları · 202524 okunma
·
25 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.