Yaşanmış bir olaydan esinlenilerek yazılmış bir eser olsa da yazarın da dediği gibi artık bize ait olmuş bir hatırlatma kitabı. Neyi mi? Tabii ki ölümü...
Duygusal sade bir dil kullanılmış. Fakat oldukça sembolik. Semboller sanki daha iyi öğretiyor gibi bize hayatı. Bahçe hayat, bahçıvan insan ve tek gerçek ölüm. Bahçıvan gitse de güller uzamaya,kirazlar büyümeye devam edecektir. Kimse olmazsa olmaz degil elbet ama tüm gerçeklere rağmen ayrılık hele de ölümün sağladığı ayrılık inanılmaz zordur. Bugün altında yattığı toprağı işleyen adamın ölümü uzerinden hayatin geçiciliğini anlatan bu kitabı herkese tavsiye ederim. Yalnız babasını kaybetmişler hariç.
Zira ölüm kedinin mama kabının bakımsız olmasıyla bile kendini gosterebilirken yetimlere babasızlık her yerden büyük büyük ağrılarla gelecektir.
Ölüm sizi ayırana dek okuyun ondan sonra degil.