10/10
·208 syf.··
2026 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2026 22:38
İhsan Şenocak’ın İslam’ın Kızına adlı kitabı, bugün “medeni” olduğu iddia edilen yabancı ülkelerin geçmişte kadınlara yaşattığı acıları hatırlatarak başlıyor. Bu yönüyle kitap, bize sunulan modernliğin ve özgürlük söylemlerinin arka planını sorgulatıyor. Kadının değerinin gerçekten korunup korunmadığını, yoksa sadece farklı bir biçimde mi istismar edildiğini düşündürüyor. Kitabı okuduktan sonra bazı meseleler gözüme daha çok batmaya başladı. Özellikle karma eğitim, kadınların her alanda sınırsız ve ölçüsüz bir şekilde çalışmasının normalleştirilmesi gibi konular zihnimde ciddi sorular uyandırdı. Açıkçası, çalışan bir kadın olmak beni ilk defa bu kadar rahatsız etti. Bu rahatsızlık bir küçümsemeden değil; aksine fıtrata, hayaya ve İslâm’ın kadın için çizdiği izzetli çerçeveye yeniden bakma ihtiyacından doğdu. Yazar, kadını merkeze alan modern dünyanın aslında kadını ne kadar yorduğunu, tükettiğini ve özünden uzaklaştırdığını güçlü bir dille anlatıyor. Kadının değerini dışarıda, görünürlükte ve sürekli üretimde arayan anlayışa karşı; evde, annelikte, iffette ve kullukta saklı olan büyük değeri hatırlatıyor. Kitapta en çok etkilendiğim alıntılardan biri ise bu muhasebeyi adeta özetler nitelikte: “Uzaklaştığın yolu takip ederek, terk ettiğin Medeniyet’e dön. Hayata uydurulan İslâm’dan, İslâm’a göre tanzim edilen hayata gel. Su kabarıyor. Fesad yayılıyor, örtü sadece adıyla kaldı, çıplaklık altın çağını yaşıyor, fitne yedi başlı ejderha gibi etrafını sarmış; ya yok olacak ya da İslâm’la her çeşit belaya ‘paydos’ diyeceksin.” İslam’ın Kızına, insanın içini rahatlatan değil; silkelenmesine sebep olan bir kitap. Okurken konforu bozuyor ama kalbi uyandırıyor. Bana yeniden “Ben hangi yoldayım?” sorusunu sordurdu. Rabbim, dinini hakkıyla yaşayan, ölçüyü ve istikameti kaybetmeyen kullarından eylesin. İnşallah.
İslam'ın Kızınaİhsan Şenocak · Hüküm Kitap · 20165,2bin okunma
·
24 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.