August Strindberg’in 1907 tarihli bu eseri, dışarıdan ihtişamlı görünen modern yaşamın altındaki çürümüşlüğü deşen, dışavurumcu tiyatronun en önemli örneklerinden biridir. Eser, bir "sonat" yapısında kurgulanmış olup, oda müziği estetiğiyle dehşeti harmanlar.
Oyun, genç bir Öğrenci’nin, gizemli Yaşlı Adam (Hummel) aracılığıyla "Modern Ev"in içine girmesini konu alır. Ancak bu ev, bir yuva değil; sırların, yalanların ve geçmişin hayaletlerinin hapsolduğu bir hapishanedir. Strindberg, karakterlerini fiziksel ve ruhsal bir yıkımın eşiğinde betimlerken, "Mutfak Cadısı" ve "Mumya" gibi sembollerle burjuva ahlakının sahteliğini sertçe eleştirir.
Yazarın dehası, rüya ile gerçeği iç içe geçirmesinde yatar. Sonat, izleyiciyi şu acı gerçekle yüzleştirir: Gerçek kurtuluş, bu yalanlar dünyasından sıyrılıp ruhsal bir arınmaya ulaşmaktır. Karanlık, grotesk ama bir o kadar da hipnotize edici bir yapıttır.