Kitap, Mersin'de geçen bir aşkla başlıyor. Bu sıcak başlangıç, yüzümde istemsiz bir tebessüm oluşturdu. İlk başta hikâyenin tamamen Mersin'de geçeceğini düşünsem de yanıldım; çünkü kitap 14 farklı hikâyeden oluşuyor. Her hikâye, kendi içinde ayrı bir dünyaya sahip ve yazar her birinin sonunda kısa açıklamalarla olaylara kendi bakış açısından yorum katıyor.
Hikâyelerde işlenen konular, oldukça sade ve hayatın içinden. Hepimizin çevresinde görebileceği, tanıdık olaylara odaklanılmış. Bu da anlatımı samimi kılıyor. Kitabın başları oldukça akıcı ilerliyor; karakterler ve olaylar ilgimi çekti. Ancak ilerleyen bölümlerde bazı hikâyelerin birbirine çok benzediğini, yalnızca karakter isimlerinin değiştiğini hissettim. Bu durum, bir noktadan sonra tekrar hissi uyandırabiliyor.
Yazarın hikâye sonlarında yaptığı açıklamalar, bazı okuyucular için düşündürücü olabilir; fakat bana zaman zaman yüzeysel geldi. Yine de kitapta altı çizilesi, çok güzel alıntılar var.
Aşkın Ardında Kalan Bilgelik, bir solukta okunabilecek, kısa ama keyifli bir kitap. Özellikle uzun ve yoğun kitapların ardından biraz kafa dağıtmak isteyenler için güzel bir seçenek olabilir.
İçinizdeki kitap sevgisinin artması dileğiyle, kitaplı günler diliyorum.