Spoiler içerir!!
9/10
·304 syf.··
2026 3. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2026 16:55
Aslında bir korku romanı olarak yola çıkmış bir kitap olsa da, bugün okuduğumuzda bizi korkutan şey karanlık atmosferi değil; günümüze dair korkunç gerçekliği görmek. Bu kitaptan alınacak çok ders var. Kitapta en üzüldüğüm karakter Victor değil de yaratık oldu. Çünkü o dünyaya kötülükle, nefretle, intikamla gelmedi. Onun içindeki bu duyguları biz, yani insanlar yarattık. O sadece herkes gibi olmak, az da olsa sevgi görmek, yalnız kalmamak istiyordu. Zaten insanlar hep böyle değil mi? Kimse kötü doğmaz; toplum insanı dönüştürür, şekillendirir bazen de suça sürükler. Yaratığın yaşadığı şey tam olarak da buydu. Kitabı okuduğumda aklımdan bu soru hiç çıkmadı “ Acaba sevgi ve kabul görseydi yine de bunları yapar mıydı?“. Muhtemelen hayır. Victor’un çaresizliğini de, yaratığın derin yalnızlığını da iliklerime kadar hissettim. Yazar duyguları okuyucuya gerçekten çok güzel aktarıyor. Yaratığın konuştuğu kısımlarda onun neler yaşadığını yazarın güzel kalemi sayesinde tam hiss ettim. Bana göre kitapda diğer bir önemli konu hırs meselesiydi. Victor’un bitmek bilmeyen tutkusu ve mükemmel olma arzusu, hem kendisinin hem de çevresindekilerin felaketine sebep oldu. Bu durum da bana şahsen bugünkü hayatımızı sorgulatıyor. Günümüzde de çoğu insan hayattan zevk almak yerine yaptığı işe öyle odaklanıyor ki yaşamayı unutuyor. Bence yazarın şu cümlesi çok gerçek:“Eğer kendinizi adadığınız çalışma, sevginizi zayıflatmaya ya da değerini hiçbir zaman yitirmeyecek basit zevklerden aldığınız hazzı yok etmeye başlamışsa o çalışma mutlaka kural dışıdır.” Frankenstein bana göre bir korku romanı değil. Bu, insanın hırslarına yenik düştüğünde yaşadığı acıları ve toplumun insan üzerindeki etkisini gösteren harika işlenmiş bir kitap. Belki de asıl canavar dışlanan değil de dışlayandır.
FrankestainMary Shelley · Tibet Yayıncılık · 202021,8bin okunma
·
25 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.