Elif Sağım 90'ların özellikle herkesin birbirini tanıdığı elalem ne derlerin yoğun olduğu küçük kasaba ve şehirlerin çocuk ve ergenlerinin bastırılmış duygu ve düşüncelerini dile getirmiş. Aile ne kadar baskıcı da olsa ailesinin sürekli önemli ve değerli olduğundan bahsediyor, duygularını o yaşlarda ifade edemiyor çünkü o dönemin çocukluğunda ne yaşanırsa yaşansın aile hep haklıdır, kırgınlıklarını ancak belli bir yaşa gelince kendine itiraf ediyor. Toplumun biçtiği roller, alışılagelmiş kuralları kabullenmek ile istediklerini hayallerini gerçekleştirmek arasında duygusal iniş çıkışlar yaşıyor ve çoğunlukla tercihi çevresindekilerin mutlu olacağı şekilde oluyor,
İçimde Uhde Kalan aslında o kadar tanıdık bir hikaye ki içinde kendinizden bir parça buluyorsunuz. Yazarın kalemine sağlık.