Puan vermedi·248 syf.····Okunma: 12 Şubat 2026 09:01 Bu edebi ve felsefi bir yolculuk. Büyük yazarların ve düşünürlerin hayatında bahçenin oynadığı rolü anlatıyor. Bahçenin anlamı sadece çimenler, böcekler ve bitkiler olmaktan çıkıyor, bir düşünme yöntemi, yaratıcı mekan, kaçış noktası haline geliyor. Günümüzde çok az kalan özgür yaşam alanları çok eski dönemlerde tanıdığımız sevdiğimiz yazarların hayatında nasıl yer edinmiş bunu görmemize imkan sunuyor kitap. Ben de bahçemde dolanıp düşünmek, nehre bakan masamda yazmak, bir ağacın gölgesi altında üretmek istiyorum. Bunu şu anki yaşam şartlarımda gerçekleştiremesem de bu kitabı okumuş olmak daha da canlandırdı kafamda hayalimin resmini. Aynı zamanda bahçeden hoşlanmayan, şehirlere daha düşkün yazarlardan da söz ediyor Sartre gibi. Onun da doğada tutunduğu başka şeyler var; dağlar, denizler gibi. Felsefe öğretecek bir kitap değil, belki okuduklarınızdan kendi düşünme yönteminizi genişleterek felsefe yapabilirsiniz ama felsefe tarihi kitabı vs. Değil kesinlikle. Ben filozofların hayatını okumak istiyordum Jane Austen, Emily Dickinson, Virginia Woolf benim umrumda değil derseniz size göre bir kitap da değil pek:)