Sen benimsin. Bunun farkındasın, değil mi? Ben farkındayım çünkü seninim.
#alıntı
️Puan:8.5/10
Tropes:Spor Romantizmi/Arkadaştan Aşka/İlk Erkek Aşık Olur
Bu kitabı bitirdiğimde hissettiğim tek şey şuydu: “Ben çok tatlı bir şey okudum.” Hani böyle drama yaratmayan, seni yormayan ama yine de içini ısıtan kitaplar vardır ya… Tam olarak öyleydi.
Konudan kısaca bahsedersem, Sidney’nin kalbini korumak ve hedeflerine odaklanmak için koyduğu beş tane net kuralı var: öpüşmek yok, bağlanmak yok, numara yok, hokey oyuncularına kocaman bir “hayır”… ve en önemlisi: aşık olmak yasak. Ama kaderin planı başka olunca, karşısına tam da bu kuralları tek tek “yanlışlıkla” bozan biri çıkıyor: okulun hokey yıldızı Jax. Sidney hayallerindeki staja bir adım kalmışken “dikkat dağıtıcı” bir aşka kapılmak istemiyor… ama aralarındaki çekim ve o tatlı yakınlık? Karşı konulamaz.
Gelelim benim asıl kalbimi çalan yere: Jax & Sidney ilişkisi. Bu kitapta arkadaştan aşka aşırı doğal ilerliyor. Önce gerçekten arkadaş oluyorlar, sonra küçük küçük “ben sana alıştım galiba” anları geliyor ve sende o geçişi okurken yüzünde kocaman bir gülümsemeyle kalıyorsun.
Ve Jax… Jax’a ekstra bir parantez açmak zorundayım çünkü AŞIRI tatlıydı. Hani şu “sert sporcu” kalıbından çok uzak; tam tersine aşırı nazik, sabırlı, düşünceli. Sidney’nin sınırlarına saygı duyması, onu acele ettirmemesi ve hayallerine destek olması… o kadar güzeldi ki.
Sidney tarafı da güzeldi çünkü “kural koyan kız” olmasının bir nedeni var. O yüzden Jax’a karşı yavaş yavaş yumuşaması, kendini bırakması ve o “tamam… galiba ben de istiyorum” noktasına gelmesi daha tatmin edici olmuş.
Atmosfer olarak da kampüs ortamı, spor dünyası, arkadaş grubunun enerjisi… hepsi çok akıcıydı. Ben kitabı resmen çerez gibi okudum; sayfalar hızlı gidiyor, sahneler tatlı tatlı akıyor.
Özetle tatlı, sıcacık, akıp giden bir hokey romantizmi arıyorsanız bence şans vermelisiniz.