Çılgın Kalabalıktan Uzak, insanın kalbiyle gururu arasına sıkıştığı o tanıdık yerde bekleyen bir roman. Thomas Hardy karakterlerini öyle gerçek, öyle kusurlu yazmış ki okurken yargılayamıyorsun; sadece “insan işte” diyorsun. Bathsheba’nın kararsızlıklarında biraz kendini, Gabriel Oak’un sessiz sabrında özlenen bir huzuru buluyorsun. Aşk burada süslü değil; aceleci, kırılgan ve bedelli. Sayfalar boyunca hafif bir rüzgâr gibi esen o melankoli, kitap bitince de peşini bırakmıyor. Ve geriye şu his kalıyor: Kalabalıktan uzaklaşmak kolay, insanın kendi içinden uzaklaşması imkânsız.