Sevmek ayrı şey.
Sevdiğin için dünyayı yakmak ayrı.
Lotte nişanlı.
Durum açık.
Sınır belli.
Werther ne yapıyor?
Geri çekilmiyor.
Mesafeyi korumuyor.
Kendi acısını büyütüp merkeze koyuyor.
Bu romantizm değil; irade zafiyeti.
Üstelik sadece kendini değil, başkalarını da zor durumda bırakıyor.
Albert’i, Lotte’yi, çevresini.
Duygusunun yoğunluğu zekâsının önüne geçiyor.
Hayatın tek ekseni “ben ne hissediyorum?” olunca tabii, insan olgunlaşmıyor.
Acı çekmek, insanı haklı yapmaz. İntihar, aşkı yüceltmez. Werther’in sorunu sevmesi değil.
Sevdiği duygunun içinde boğulmayı seçmesi.
Duygu derindir ama sınır ister.
Sınır koyamayan insan, kendini de yakar başkasını da.